GazeteBalkan

AB’de Yolun Sonuna Doğru

AB’de Yolun Sonuna Doğru
04 Ekim 2016 - 10:59 'de eklendi ve 574 kez görüntülendi.

İngiltere’nin ayrılışı, Macaristan’ın kuşkuculuğu derken Aralık’ta Avusturya, Mart’ta Hollanda ve Mayıs’taki Fransa seçimleri Brüksel’i  kaygılandırıyor.

 

BÜKREŞ (Gazete Balkan)- Gidişata bakılırsa, Avrupa Birliği’nin (AB) sonunu Asyalı, Afrikalı mülteciler getirecek.

İngiltere’nin ayrılışından sonra 1300 küsür mülteci için Macaristan’da yapılan referandum sonuçlarının AB’ye etkileri tartışılırken, gözler Aralık ayında Avusturya’da yenilenecek, Mart ayında Hollanda’da yapılacak genel seçimler ile Mayıs ayında Fransa’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerine çevrildi.

Avusturya’da ırkçı pari ilk seçimi kılpayı kaybetmişti.

Hollanda’da ise ırkçı lider Gerd Wilders’in iktidara ne kadar yaklaşacağı merak ediliyor. Wilders aşırı İslam düşmanlığı ile biliniyor.

Fransa’da ise ırkçı Marine Le Pen’in cumhurbaşkanı olma ihtimali var. Le Pen kazanması halinde AB üyeliğini halkın oyuna sunacak.

Almanya’da da sağ popülist Almanya için Alternatif adlı partinin 2017 Eylül ayındaki genel seçimlerden güçlenerek çıkması sürpriz olmayacak.

Bu seçimlerin ortak propağanda malzemesini ise mülteci ve yabancı düşmanlığı oluşturacak.

MACARİSTAN SEÇİMLERİNİN AB’YE ETKİLERİ

Macaristan’daki halkoylamasında ezici çoğunluk, AB içinde mülteci kotasına karşı çıktı. Ancak yetersiz katılım nedeniyle sonuç geçersiz sayıldı. İşte referandumun AB ve mülteci politikasına olası etkileri:

Macaristan Başbakanı Viktor Orban mülteciler aleyhindeki halkoylamasından galip çıkmasına sevindi. Orban’ın AB’deki en sert karşıtlarından Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn ise katılma oranının yüzde 50’nin altında kalmasını ‘Macarların pasif direnişi’ olarak nitelendiriyor. Her halükarda Avrupa Birliği’ni (AB) çetin tartışmaların beklediği söylenebilir.

MACARİSTAN REFERANDUMU VE HUKUKİ DURUMU

Asgari katılma oranının altında kalındığı için referandum geçerli sayılamaz. Baraj kayıtlı seçmenlerin yüzde 50’si iken, oylamaya sadece Macarların yüzde 40’ı katıldı. Orban karşıtları halka geçersiz oy kullanma çağrısında bulunmuşlardı. Macaristan hükümeti ise büyük çoğunluğun iktidarın isteği doğrultusunda oy kullanmış olması nedeniyle izlediği mülteci politikasının doğru olduğunu savunuyor.

Macaristan’daki halkoylaması AB açısından zaten bağlayıcı sayılmıyordu. Oy pusulasında, ‘AB’nin parlamentonun onayı olmadan yabancı uyrukluların Macaristan’a yerleşmesini zorunlu kılmasına razı mısınız?’ sorusu yer almış, böylece oylama AB hukukuyla ilgili referanduma dönüştürülmüştü. AB Komisyonu’nun göçten sorumlu üyesi Dimitris Avramapulos referandumdan birkaç gün önce, oylamanın yürürlüktekileri değil, ilerde alınacak kararları ilgilendirdiğini söylemişti.

BUNDAN SONRA NE OLACAK

Mülteci paylaşımının çoğunluk kararıyla belirlenmesini gündeme getirmek kolay olmayacak. Alternatif olarak, AB Konsey dönem başkanı ve mülteci karşıtı Slovakya’nın önerdiği ‘esnek dayanışma’ formülü gösteriliyor. Bu öneriye göre mülteci almak istemeyen AB ülkesi para ödeyerek ya da başka tür destekte bulunarak bu yükümlülükten kurtulacak.

AB MÜLTECİ POLİTİKASINI DEĞİŞTİRİR Mİ?

AB’nin mülteci politikası Macaristan’daki halkoylamasından önce zaten değişmişti. İtalya ve Yunanistan’da biriken mültecilerin paylaştırılması uzun sürüyor. Bu iki ülkeye sığınan 160 bin yabancı arasında iltica talebinde bulunma hakkı olmadığı için paylaştırılması söz konusu olmayan kalabalık bir grup da bulunuyor. Avrupa çoktan ‘mülteciye kapanma’ politikası başlattı. Balkan rotası kapandı. Türkiye ile varılan mülteci geri kabul mutabakatı da Yunanistan’a geçmek isteyen mülteci adaylarının gözünü korkuttu.

(Gazete Balkan / DW)

ab-de-yolun-sonuna-dogru-sayfa-1

ab-de-yolun-sonuna-dogru-sayfa-7

Macaristan Başbakanı Orban referandum sonucunu değerlendiriyor

SON DAKİKA HABERLERİ
Reklam
İLGİLİ HABERLER