GazeteBalkan

‘Cumhuriyet ve Demokrasi’

‘Cumhuriyet ve Demokrasi’
31 Ekim 2016 - 10:05 'de eklendi ve 461 kez görüntülendi.

KÖSTENCE (Gazete Balkan)- Köstence Başkonsolos Ali Bozçalışkan, Info-sud-est gazetesinde  ”Cumhuriyet ve Demokrasi” başlıklı bir makale yayımladı. Makale aynen şöyle:

“Türkiye için Cumhuriyet, Büyük Atatürk önderliğinde Türk milletinin işgalci güçlere karşı verdiği emsalsiz mücadelenin, onurlu duruşun, vatan sevgisinin, egemenliğine sahip çıkma ve bağımsız yaşama iradesinin tezahürü demektir. Atatürk’ün liderliği ve kurucu Meclisin cesur kararları neticesinde Kurtuluş Savaşı’nda tarihi bir başarı elde edilmesi ve ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması, Türklerin Anadolu’daki bin yıllık egemenliğini ebedileştiren bir adım olmuş, Türkiye’yi çağdaş medeniyet seviyesine ulaştıracak aşamaların en önemlisini teşkil etmiştir. Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte, Türkiye’nin dünya sahnesinde hak ettiği yeri alabilmesi ve ilelebet payidar kalabilmesi yolunda güçlü bir irade ortaya konulmuştur. Bu irade ve azim, yöneticisinden vatandaşlarına kadar toplumun tüm kesimlerini kuşatmıştır. 93 yıl önce uzun yıllar devam eden savaşlar nedeniyle yanmış ve yıkılmış vaziyette olan, imkansızlıklar içindeki Türkiye Cumhuriyeti, bugün bölgesinde ve dünyada saygın bir konum elde etmiştir.

Gücünü milletin iradesinden alan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetinin özü, bireylerin hak ve özgürlüklerini teminat altına alması, herkese fırsat eşitliği sunması, toplumda adalet duygusunun yerleşmesini sağlayacak bir hukuk düzenini tesis etmesidir. Bu nedenlerden dolayı Türk halkı her yıl 29 Ekim’de Cumhuriyetin kuruluşunu coşkuyla kutlamaktadır.

Türkiye, yakın coğrafyasında son dönemde ortaya çıkan ve gerek bölge, gerek dünya barışı ile istikrarına yönelik büyük tehditlere rağmen güvenli bir ada olmayı sürdürmektedir. Bu da Türkiye Cumhuriyeti’nin dayandığı temellerin ne kadar sağlam atıldığını göstermektedir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 93 yıllık süre içerisinde yakın çevresine ve ötesine sunduğu diğer önemli katma değer ise, Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesi temelinde izlediği aktif dış politika olmuştur. Akılcı, gerçekçi ve ahlaklı bir anlayış esasında bölgesinin ve dünyanın istikrar, huzur ve refahı için gayret sarf etmekte olan Türkiye, çözüm odaklı politikalarıyla, ihtilafların çözümünde başarıyla rol üstlenmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti bugün, güçlü bir vizyonla 2023 hedeflerine doğru ilerlemekte, büyüklüğüne yakışan, gıpta ile bakılan projeleri hızla tamamlamaktadır. Bu kazanımlarının üzerine daha büyüklerini inşa etmek Türkiye’nin temel önceliklerindendir. Bu iddialı hedefi gerçekçi kılan ise Türkiye’nin sahip olduğu ve giderek de güçlenen beşeri ve ekonomik kaynakları ile toplumsal iradesi ve istikrarıdır.

Büyük dönüşümünü ve kalkınma atılımlarını başarıyla hayata geçiren Türkiye’nin demokraside ulaştığı aşama ise dünyanın hayranlığını kazanmıştır.

15 Temmuz Darbe Girişimi ve Türkiye’nin Demokrasi Zaferi

Türkiye Cumhuriyeti 15 Temmuz gecesi daha önce görmediği bir ihanetle karşı karşıya kalarak tarihinin en büyük sınavlarından birini verdi. Türk demokrasisi için neredeyse korkunç bir kabusa dönüşecek olan askerin arasına gizlenmiş Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) bağlantılı hain darbeciler, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve anayasal düzeniyle birlikte demokratik yollarla seçilmiş hükümeti devirmeye kalkıştılar. Üniformalarına ihanet ederek, karşılarında cesurca duran sivilleri katlettiler, tanklarla bu masum demokrasi savunucularını ezdiler. Sayın Cumhurbaşkanımıza suikast girişiminde bulunmanın yanı sıra, Cumhurbaşkanlığı’na saldırdılar, içinde milletvekilleri varken, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombaladılar. Bu koşullar altında hiç ara vermeksizin demokrasiyi savunma çağrıları yayınlayan bağımsız medya kuruluşlarını haince bastılar. Fakat Türk devletinin kararlılığı ve halkı ile birlik içinde hareket etmesi sayesinde, bu hain darbe girişimi önlendi ve Türkiye’nin demokratik rejimi uçurumun kenarından kurtarıldı.

Avrupa Konseyi’nin kurucu üyesi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü ile birlikte, demokratik evrensel değerler ve normların kalesi olan ve aday ülke sıfatıyla AB müzakerelerini sürdüren Türkiye, ne mutlu ki böyle korkunç musibetlere direnmek için gereken tüm beceri ve olgunluğa sahiptir. Evet, Türk demokrasisi o gece bir muharebeyi kazandı.

Türkiye dostlarına, ortaklarına ve müttefiklerine uzun süredir Fethullah Gülen’i ve Gülen’in 15 Temmuz’da apaçık bir şekilde ortaya çıkan kötü amaçlarını anlatmayı sürdürmektedir. Engellenen terörist darbe girişimi FETÖ hakkında hiçbir şüpheye yer bırakmamıştır. Durumun ciddiyeti gereğince, Türk devleti kamu düzeni ve güvenliği için gerekli tedbirleri almış, ancak bu tedbirleri alırken, anayasa ve ilgili yasalara ve uluslararası yükümlülüklere tam riayet etmiştir. Olağanüstü hal ilanının amacı; ne vatandaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerini kısıtlamak, ne de demokrasi veya hukukun üstünlüğünden taviz vermektir. Bu karar, FETÖ terör örgütüne karşı verilen mücadelede en hızlı ve etkili şekilde hareket etmek ve en kısa sürede normale dönmeye hizmet etmektedir.

Türkiye, FETÖ terör örgütüyle olan mücadelesini başarıyla tamamlayıp, en kısa sürede olağanüstü hali sonlandırmayı hedeflemektedir. Ülkemiz bu süreçten geçerken, yurtdışındaki dostlarından beklentisi dayanışma ve anlayıştır.”

 

SON DAKİKA HABERLERİ
Reklam
İLGİLİ HABERLER