GazeteBalkan

E.D. Efendi ve ikiyüzlü hayat sürenler

E.D. Efendi ve ikiyüzlü hayat sürenler
01 Kasım 2016 - 9:52 'de eklendi ve 450 kez görüntülendi.

15 Temmuz’dan bu yana Türkiye’de yaşayan veya dünyaya yayılmış Türk vatandaşlarının kahır ekseriyetle ortaya koyduğu anlayış; ‘Önce ülkem, sonra partim, sonra ben’ şeklindedir.

Bu bakış açısı ile yola çıkıldığında ‘Önce ülkem’ diyenlerin birleşemeyeceği hiç bir hayati değer yoktur. Bizi tarih sahnesinin ezelinden ebediyetine götürecek felsefe budur.

Siyasi partilerin ötesinde, cemaatçiliği, cemiyetçiliği hayat felsefesi yapanlar bu konuda dikkatli olmalıdır. Onlar da, ‘Önce ülkem, sonra cemaatim, sonra ben’ diyebilmelidirler.


Türk yazı tarihinin önemli isimlerinden rahmetli Galip Erdem’in “Milletini sevmekte birleşenler; birbirlerini sevmekte birleşmeğe de mecburlardır. Aksi takdirde millet sevgileri, kimsenin inanmayacağı boş bir laftan ibaret kalır” şeklindeki sözleri yaşadığımız günler için adeta yol rehberliği şeklindedir.

Beyninin küresel güçlere kiralandığından emin olduklarımız hariç (çünkü onlar bu çizgiye asla gelmezler, gelemezler, getirmezler) ülke sevisi ile varlıklarını taçlandıranlar birbirlerini de sevme, kardeşce adım atma yolunda yürümelidirler.

Şu an gündelik telaşenin dışında bu noktaya odaklanmakta, bu anlayışla hayatımızı anlamlandırmakta fayda vardır.

Bunun yolu birbirimizi tanımaya ve anlamaya çalışmaktan geçer. Kimse tanımadığını, bilmediğini sevemez. Samimi bir ülke sevgisi pek çok kişisel ihtilafların da çözüm anahtarıdır.

Adı ne olursa olsun terör örgütleri sempatizan toplamakta bazen, hatta uzun yıllar mahir olabiliyorlar. İnsanları sosyal veya dini sloganlarla kendilerine sempatizan hale getirebiliyorlar.

Burada, düşünce geliştiricilerle güvenlik sağlayıcıların zorlandığını hepimiz biliyoruz. Propoganda nedeni ile sempatizanlaşanlarla mankurtlaşmışları ayırt edebilmenin güçlüğü çoğu zaman elimizi kolumuzu bağlayabiliyor.

Asıl maharet ayırt edebilmektedir. Düşünce geliştiricilerle güvenlik sağlayıcıların kişisel eğitim ile bilgi birikiminin önemi böylesi anlarda ciddiyet kazanıyor.

Sokakta, Türklerin yoğun olduğu alanlarda FETÖ’ye herkesten daha çok hakaret eden ama bir yabancı ile karşı karşıya kaldığında Erdoğan’ın diktatörlüğünden girip, Fetullah’ın hayır sever bir din alimi olduğundan çıkan bedbahtların, korkakların, inandığı fikri kendi insanı karşında savunamayacak kadar zavallılaşanların varlığını hepimiz biliyoruz.

Öyle değil mi FETÖ yoldaşı E.D. Efendi? Siz her gördüğünüz Romeni Türkiye düşmanı mı sanıyorsunuz? Ki, FETO’ya sokakta lanet okurken, iş için sana gelen Romene lüks büronda FETÖ övgünamesi düzüyorsun? Mehdi’nin ‘Cennet Tütsüsü’nü fazla mı çektin nadir, beynin ‘Duman’lanmış.

Suç elemanı oldukları için ikiyüzlü bir hayat yaşamaya alışmışlardan fikrî namus yada normal bir toplumsal davranış beklenemez. Onlar ilanihayet iki yüzlü bir hayat sürmeye mahkumdurlar. Tıpkı ‘Dumanlızade’lerden E.D. gibi.

 

 

 

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
Reklam
İLGİLİ HABERLER