GazeteBalkan

AB’li Dostlarımızın İlgisi Göz Yaşartıyor

AB’li Dostlarımızın İlgisi Göz Yaşartıyor
08 Kasım 2016 - 9:24 'de eklendi ve 399 kez görüntülendi.

25 yıl üç AB ülkesinde gazetecilik yaptım. Diğerlerinde de en azından gazete sattım. Çeyrek asrın bana öğrettiği gerçek şu: Ne zaman AB ülkelerinden birisi Türkiye’yi övse, Türkiye’de olup biteni alkışlasa ben işkillenirim.

Bu övgü ve alıkışın altında çapanoğlu çıkacağından korkarım. Böylesi durumlarda Türkiye’de iyi şeylerin yapılmadığını anlarım.

Nitekim de öyle olur.

Tabi bunun tersi de geçerli.

İşte yukarıda bahsettiğim deneyimle sabit gerçeğin tersi bir durumu yaşıyoruz. AB’li dostlarımız Türkiye adına pek bii kaygılı, acayip endişeli!

Bakın Almanların Passauer Neue Presse gazetesine, “Meclis’te yer alan muhalefet partisi ile siyasi araçlar yerine polis devleti araçlarıyla mücadele eden, halkın çoğunluğu tarafından seçilmiş olsa da artık demokrat olarak tanımlanamaz. Çoğunluk bir diktatör diliyorsa bu artık hukuk devleti uygulaması değil keyfidir. Yatıştırmak ve gözleri çevirmek artık mümkün değil. Ne var ki Berlin’den yapılan net açıklamanın sonuçlarının olmayacağı düşünülemez. Mülteci anlaşması sallantıda. Almanya, rahat ve pahalı bir mülteci anlaşması ile kendi değerleri olan özgürlük ve demokrasinin tanınması arasında hangisini daha çok istediğinin kararını vermek zorunda” diye yazıyor.

DW’nin aktarımı ile bir başka Alman gazetesi Kölner Stadt Anzeiger de, Türkiye’deki gelişmeleri değerlendirdiği yorumunda, olup bitenlerle ülke iç savaşa sürüklenmese de demokrasiden uzaklaşmanın bedelleri olacağı görüşünde. Gazetenin yorumunda şu görüşler yer alıyor, “Almanya Türkiye’de olup bitenlere ancak seyirci kalabilir zira basiretsiz politikalarıyla neredeyse tüm etki imkanlarını tüketti. AB üyeliği öldü, mülteci anlaşması Avrupa Birliği’ni şantaja açık hale getiriyor, Rusya Ankara için bir rol model ve partner oldu. Batı, Türkiye politikasının cam kırıkları önünde duruyor. Her ne kadar Türkiye iç savaş batağına sürüklenmese de demokrasiden kopmanın sonuçları olacaktır. Örneğin: Yeni mülteci akınları. Erdoğan’ın tutumundan dönmesi mümkün görünmüyor. Bu nedenle her şeyden önemlisi Türkiye’de demokrasi ve hukuk devleti için mücadele edenleri desteklemek”

Yine Alman gazetesi Südwest Presse ise Almanya ve Avrupa Birliği’nin mülteci anlaşması nedeniyle Türkiye ile ilişkilerde çaresiz olduğuna dair bir değerlendirme yapıyor. Yorumda şu ifadeler kullanılıyor: “ Pek tabii ki Erdoğan mülteci anlaşması sayesinde avantajlı olduğunun bilincinde. Bu durum Almanya ve AB’nin pazarlık alanını görülebilir ölçüde daraltıyor. Gerçekte Türkiye’nin Avrupa’dan her geçen gün daha fazla uzaklaşması Batı’yı ilgilendirmiyor. Görünüşe göre, Erdoğan’ı bu yoldan çevirecek hiç kimse bulunmuyor.”

Türkiye’ye dair bir diğer yorum da der Tagesspiegel gazetesinde yer alıyor. Gazete gelişmeleri idam cezasının geri getirilmesine yönelik talep ve insan hakları ihlalleri doğrultusunda değerlendirdiği bir yoruma yer veriyor. Yorum şöyle: “Her kim ki idam cezasını geri getirmek istiyor, o Avrupa Birliği’ne ait değildir. İnsan haklarını ihlal eden Avrupa Konseyi’ne uymaz.”

Alman generallerin Genelkurmay başkanlığı yaptığı Osmanlı’ya ‘zorunlu göç’ü icad edip uygulattıran, 100 yıl sonra da Türkiye’yi soykırımla suçlayan Almanlar meğer bizi ne kadar çok severmiş! Adamların adımıza duyduğu kaygının endişenin boyutlarına bakın lütfen!

 

 

 

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
Reklam
İLGİLİ HABERLER