GazeteBalkan

13 Kasım ve Gürsel

13 Kasım ve Gürsel
15 Kasım 2016 - 9:48 'de eklendi ve 429 kez görüntülendi.

13 Kasım ve Gürsel

1914’den 1917 yılına kadar topçu teğmen olarak Çanakkale’de 1.Topçu Alayı’nın 1. Bataryası’nda savaştı. Çanakkale Savaşı sonrası, 1 Eylül 1917’de 41.Tümen Obüs Bataryası Komutanlığı’na atanarak Filistin Cephesine gönderildi. Filistin ve Suriye cephesindeki bütün savaşlarda 41. Alay’ın 5. Bağımsız Batarya Komutanı olarak görev aldı. İngilizlere Gazze cephesinde 19 Eylül 1919’da esir düşerek Mısır’da iki yıl esir kaldı. 6 Ekim 1920’de serbest kalınca İstanbul’a dönüp, Erzurum Kongresi’ni izleyen günlerde Anadolu’ya geçerek, Kurtuluş Savaşı’nın batı cephesindeki bütün savaşlara katıldı. 2 Mayıs 1960’da Kara Kuvvetleri Komutanı iken dönemin Milli Savunma Bakanı Etem Menderes ile görüşerek fikirlerini aktardı. Bir gün sonra da, Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın istifa etmesini ve yerine halk tarafından çok sevilen Adnan Menderes’in Cumhurbaşkanı olmasını isteğini içeren bir mektup yazdı.

Emekliye sevk edildi. İşlemleri bitene kadar da zorunlu izne gönderildi. 66 yaşındaydı. Bir emekli asker olarak İzmir’e yerleşme derdindeydi.

Bir sabah kapısı çalınmış, genç bir yüzbaşı kendisine bir çırpıda gazeteci Erol Maraş’ın aktarımı ile;

“Paşam sizi Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkumandanı, Milli Birlik Komitesinin başkanı ve ihtilal hükümetinin reisi olarak selamlıyorum. Türkeş Albay’ımdan ve arkadaşlarımızdan selam getirdim. Buyurunuz! İhtilal komitesi sizi makamınızda görmek istiyor…Ankara’ya gideceğiz!…Sizi götürmekle görevlendirildim. Ben kurmay yüzbaşı Muzaffer Özdağ” diyerek, hazırola geçmişti.

Anlatılanlara göre korkmuştu. Kendisini emekliye sevk eden siyasi iktidarın bir oyunu olabilirdi. Ama Yüzbaşıya eşlik etmekten başka yapacak bir şeyi yoktu. Kapıda üç askeri araç bekliyordu.

Üniformasını giydi, karısını korkulu gözlerle geride bırakarak Ankara’ya geldi ve İhtilal Lideri koltuğuna oturdu.

170 gün sonra 13 Kasım 1960 sabahı 38 kişilik ihtilal kadrosundan kopartılarak apar topar her biri uçağa bindirilerek yurt dışına büyükelçi danışmanı olarak gönderilenler arasında kendisini ihtilal liderliği koltuğuna oturtan Alparslan Türkeş ile Türkeş’in davetini kendisine ileten bu genç yüzbaşı Muzaffer Özdağ da vardı.

Sonra Cumhurbaşkanı oldu.

Gün geldi hastalandı.

Kominist Hikmet Kıvılcımlı’ya göre, “Gürsel Paşa, Amerika’da komaya götürülmeden bir hafta önce, bir kuğu çığlığı gibi, ansızın: ‘Türkiye’de bir komünist partisinin kurulmasına lüzum vardır’ haykırışını yaptı.

Ve uçakla Amerika’ya apar topar götürüldüğü günün akşamı, kendi cumhurbaşkanları Kennedy’yi kim vurduya getiren Amerika uzmanlarının hazakati sayesinde; bir daha kalkamayacağı komaya daldı. Öldü gitti.”

(Bu yazı 16 Kasım 2009’da yayımlandı)

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
Reklam
İLGİLİ HABERLER