GazeteBalkan

FETÖ usulü işadamı soygunu! – 13

FETÖ usulü işadamı soygunu! – 13
02 Aralık 2016 - 9:00 'de eklendi ve 523 kez görüntülendi.

“Bugün de ölmedim! Yazık.. Bir leş gibi yaşıyorum…”

                                             Molla Fetullah Gülen – 2009

 

FETÖ yanlılarının Romanya’daki dostları-4

 

Sağın ve solun birlikte sahiplenmelerine rağmen, kıymeti asla anlaşılamamış aydınlarımızdan Cemil Meriç’in ifadesi ile altıncılar bir gram has altın için tonlarca siyanür koklar..

Yeryüzünde ‘Gizli’ diye birşey yoktur. Iki kişinin bildiği de asla sır değildir. Ancak, gerçeğe ulaşmak, bir cümlelik gerçek için gereğinden fazla göz nuru döküp, çok şey bilmeyi ve emek sarf etmeyi gerektiriyor.

***

Geçenlerde FETOcanların hala zehirlemeye çalıştığı biri yüzüme karşı, “Hamdi bey sen casus musun?” diye sordu. “Kimin casusuy muşum?” şeklindeki tepkimi ise “Devletin!” diye cevaplandırdı.

Birincisi; ben Bülent Arınç’ın yüzüne karşı “Ben muhbir değil, gazeteciyim” diye haykırmış insanım. İsteyen Ahmet Rıfat Ökçün’e sorabilir.

Hayatım boyunca da bu ilkeye uygun yaşadım.

İkincisi; ben Türk’üm. Devletim ve milletim için üzerime düşen neyse yaparım. Ancak, yazarak yaparım. Hukuken cezayı gerektirse bile yazarım, gerekirse bedelini de öderim. Yeterki, halkım bilsin, Devletimizin görevlileri ihtiyaç duyarlarsa, yazdıklarımı teyid ederlerse tedbirlerini alsın.

Yazmadığım hiç bir bilginin sahibi değilim. Bugüne kadar kimse beni “yanlış yazdın, yalan yazdın” diye de mahkemeye vermedi, karşıma geçmedi. Sadece niye yazdığımı sordular. “Niye yalan yazıyorsun? “diye soran olmadı. Kendileri ile benzer konumda olanlardan sadece niye kendilerini yazdığımı, diğerlerini niye yazmadığımı sordular. Cevabını da aldılar.

Tıpkı, Karaköy kahpelerinin kucağında büyüdüğü anlaşılan ve beni Karaköy kahpelerinden daha aşağılık bulan, ama birilerine “gözde” olmayı başarmış zat gibi.

Üçüncüsü, benimle bir ilgisi olmamasına rağmen yeri gelmişken söyliyeyim, bir Alman’ın Alman devleti’ne, bir Fransızın Fransız devletine olduğu gibi bir Türk’ünde Türk devletine casus olması, bunu meslek edinmesi suç değildir. Ben böyle düşünür, böyle inanırım. Bir Türk için Türk devletine casus olmak onur kırıcı bir şey değildir.

Küresel güç taşeronu FETOCAN’lar kendileri gibi herkesi casus sanıyor.,

Kaldı ki, her devlet gibi Türk Devleti’nin de kendisini koruma ve yaşama hakkı vardır.

Dördüncüsü, Romanya’da halen FETÖCAN’lar ile sade vatandaş arasındaki piskolojik mücadele devam ediyor. İşin acı tarafı Türkiye’deki yanlış uygulamalar bu piskolojik mücadeleyi zayıflatıyor.

Bu ayrı konu.

Ama biz Türkiye’nin, Türk Dünyası’nın hatta tüm dünyanın kısa, orta ve uzun vadeli en büyük tehditlerinden biri olan küresel güç taşeronu FETÖ çetesi ile olan mücadelemizi devam ettireceğiz.

Hala uyanamamış ama beyinden satlık olmayan vatandaşımız olursa uyaracağız. Bu mücadeleyi diri ve canlı tutmaya kararlıyız.

Bugünkü iktidarın yaptığı olumsuz işlerin baş müsebbibi de FETÖ cenahıdır. Sızlanmaya hiç hakkı olmayan birileri varsa o da en başta onlardır.

Nasıl batılı yamyamlar Romanya’da önce bir büro tutup, içine üç beş profesyonel adam koyup, kendi alanları ile ilgili politikacı, bürokrat dost edinmişlerse, bizim FETÖCAN’lar da benzerini yapmışlardır.

Kara günlerinde kullandıkları medya mensuplarına ilaveten, belediyeler, eğitim ve kültür bakanlıkları, ANAF başta olmak üzere kontrol kurumları en çok ilgilendikleri alan olmuş, bu alanlardaki dostlarının sayısını artırmak için hiç bir fedakarlıktan kaçınmamışlardır.

Onların içerisinde düşenler olmuşsa, düşenleri FETÖCAN’lar tekmelemekte hiç tereddüt etmemişlerdir. Tıpkı, Bükreş sektör 2 eski Belediye Başkanı Neculai Onţanu örneğinde olduğu gibi. Onţanu’yu Türkiye’de çeşitli tarihlerde ağırlamalarına, gereken ihtimamı göstermelerine, onun sayesinde bir iki Türk işadamını oltalarına balık yapmalarına, okul arsalarını onun döneminde belediyeden almalarına rağmen, Onţanu arsa yolsuzluğu ve rüşvet sebebi ile koltuğundan olunca, ilk keyifli haberi FETÖ cenahının CİHAN’ı yapmıştır.

İnanmayan Faith Gürsoy’a sorsun, “Sizin çalışma hızınıza nasıl yetişeceğiz sayın bakanım?” diye yalakalık yaptıkları Romen Hükümeti’nin Turizm, KOBİ ve Ticaret’ten sorumlu  Devlet Bakanı Maria Grapini Hanımı bakanlıktan ayrıldıktan sonra hiç ziyaret etmişler midir?

Dizi yazımızın bu bölümünün içerisinde Kullanacağımız fotoğraftan dolayı bir yanlış anlaşılmanın önüne geçmek için olayı özetliyeyim:

14 Şubat 2013 tarihinde Hamdi Demirel başkanlığındaki TİAD heyeti Bakan Maria Grapini ile görüşmek üzere gittiği bakanlık koridorunda FETO yandaşları ile karşılaşır. Bakan ile görüşmeden yeni çıkan FETO yandaşı Lumina heyeti fırsattan istifade TİAD heyetine karışarak ikinci defa Bakan ile görüşme imkanı bulur. Ki Luminacılar zaten o tarihte TİAD üyesi oldukları için bunda yadırganacak birşey yoktur.

Fatih Gürsoy’un bakana yalakalığı da bu ikinci toplantıda gerçekleşir. Bu fotoğraf ve ilgili haber bölümleri bu diziye sadece FETO yanlılarının nasıl yalakalık yaptıklarını örneklendirmek için alınmıştır. Romen Bakan veya o günkü TİAD heyetini oluşturan diğer kişileri eleştiri amacımız yoktur. Zaten eleştirilecek birşey de yoktur. Feto yandaşları yüzsüzlük edip, TİAD heyetine karışarak ikinci dafa Bakan ile görüşmüşlerdir. Öküz altında buzağı arayanlara duyurulur.

FETÖ Örgütü her suç örgütü gibi işi biteni harcamakta yada unutmakta gecikmez.

Ama, ister Türk, ister Romen isterse başka milliyetten olsun Sicilya mafyasından aşırdıkları örgütlenme tiplerinin en önemli kısmını ‘Avlarına’ şirin gözükmek oluşturur. Bunun için yalakalıkta sınır tanımazlar, saygı ve yalakalığı ayırt etme yeteneğinden yoksunluk (Ki insan fıtratı gereği böyleleri çoktur) en büyük avantajlarıdır.

 

feto-usulu-isadami-soygunu-13

Işık Ünivrsitesi ve Işık Eğitim Kurumları Yönetim Kurumu Başkanı Fatih Gürsoy da heyet ziyaretinden önce görüştükleri Bakan Maria Grapani’ye, başkanı olduğu Işık Üniversitesi ve Işık Eğitim Kurumlarıile Işık Vakfı ile bunlara bağlı okullar hakkında bilgi sunarak, “Dünyada 140 ülkedeki 1200 okulla direkt bağlantımız var” dedi. Gürsoy, tek sorunlarının Bakan Grapani’nin hızına yetişememek olduğunu söyledi. Bakan Grapini de Işık Üniversitesi’ni ziyaret ettiğini ve gördükleri karşısında büyük emmnuniyet duyduğunu ifade etti. (Gazete Balkan Arşivi)

 

NOT: Dizi yazımızı kağıt veya online baskıya ulaşamadığınız günlerde veya önceki bölümleri   www.gazetebalkan.com veya www.facebook.com/gazetbalkan adresinden takip edebilirsiniz.

 

DEVAM EDECEK

 

 

 

 

SON DAKİKA HABERLERİ
Reklam
İLGİLİ HABERLER