GazeteBalkan

GÜN GÜN ROMANYA – 10

GÜN GÜN ROMANYA – 10
05 Aralık 2016 - 9:29 'de eklendi ve 642 kez görüntülendi.

GÜN GÜN ROMANYA

10 AĞUSTOS 2016

IMM TÜRK heyetinden örnek ziyaret

 

Kobi Derneği Başkanı Nazmi Doğan 35 yabancı firma temsilcisi ile birlikte Büyükelçi Ertaş’ı ziyaret etti.

 

Bükreş (Anayurt)-  Türk kamupyunda Türk KOBİ Derneği olarak bilinen IMM TÜRK Derneği Başkanı Nazmi Doğan 35 yabancı iş adamı ile birlikte Bükreş Büyükelçisi Osman Koray Ertaş’ı ziyaret etti.

Bükreş Ticaret Müşaviri Mükerrem Aksoy ve KOBİ Türk başkan yardımcısı Erhan Almalı’nın da bulunduğu heyette, Eximbank Romanya, Romen –Macar İşadamları Derneği, IMM Türk Bulgaristan başta olmak üzere, enerjiden inşaata, turizmden gıdaya kadar pek çok sektörden temsilciler yer aldı.

Büyükelçi Ertaş, başta Avusturyalı, İtalyan, Bulgar, Romen ve Macar olmak üzere pek çok milliyet mensubundan oluşan heyete karşı bir saat civarında süren bir konuşma yaptı. Türkiye’nin başarısız kanlı FETÖ darbe girişiminden sonra süratle normalleştiğini, İstanbul’da iktidar veya muhalefet mensubu milyonlarca insanın gerçekleştirdikleri mitingle demokrasiye sahip çıktıklarını, ekonomik çarkın da aksamadan döndüğünü anlattı.

Türkiye’ye giden yatırımların arttığını, Romanya ile olan ekonomik ilişkileri daha da genişletmeyi hedeflediklerini bu vesile ile Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’nin  gelecek hafta Bükreş’e bir ziyaret gerçekleştireceğini belireten Büyükelçi Ertaş daha sonra şunları söyledi, “Basında Türkiye hakkında okuduklarınızla ilgili bir sorunuz olursa, kapımız her zaman size açık. Biz açık bir toplumuz. Kapalı bir toplum olsaydık bu toplantı olmazdı. Ama biz açık bir toplumuz. Bir ihanet grubunun saldırısına maruz kaldık. O yüzden şok yaşadık. O şok artık geride kaldı.”

IMM Türk Derneği Başkanı Nazmi Doğan ise, partnerleri olan çeşitli milliyetteki iş adamları ile bir mesaj vermek üzere bu ziyareti gerçekleştirdiklerini, Türkiye’deki ve Romanya’daki KOBİ’lerin güçlü bir dayanışma içerisinde olmaları için çaba sarf ettiklerini anlattı.

Daha sonra bazı yabancı işadamları Türkiye hakkındaki düşüncelerini aktardı. Romen bir iş adamı ise Türkiye’ye ile olan ilişkilerinin salt ticaretten ibaret olmadığını, Çavuşesku sonrası gözlerini Türkiye ile açtıklarını, akrabalık bağlarının oluştuğunu, tarihi ve kültürel ilişkilerinin bulunduğunu söyledi.

 

11 AĞUSTOS 2016

Esergep’den FETÖ’ne kınama

 Romanya Müslüman Tatar Türkleri Demokrat Birliği Başkanı Esergep, darbe girişimini kınadı

 

BÜKREŞ – Romanya Müslüman Tatar Türkleri Demokrat Birliği (RMTTDB) Başkanı Celil Esergep, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe girişimi konusunda “Birlik olarak demokrasiye yönelik her türlü saldırıyı, ülkeyi istikrarsızlaştırmaya matuf her türlü girişimi kınıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Esergep, yaptığı basın açıklamasında 15 Temmuz darbe girişiminin toplum nezdinde kaygıya yol açtığını kaydederek Türkiye’de ilan edilen olağanüstü halin halkın günlük hayatını etkilemeyeceğini belirtti.

Açıklamasında “Türkiye, bizler için ikinci bir vatan, aynı zamanda Romanya’nın da stratejik ortağıdır.” ifadesine yer veren Esergep, Romanya’daki Tatarlar olarak Türk halkının yanında olduklarını vurguladı.

Darbe girişimi gecesinde anında sokağa çıkan Türk halkının gösterdiği tepkiye değinen Esergep, Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesini hatırlatarak şöyle devam etti:

“Müslümanlar olarak her zamankinden daha fazla birlik olmalı, uluslararası düzeyde barışı ve karşılıklı anlayışı teşvik etmeliyiz.”

Tatarların Bükreş’e yerleşmelerinden sonra toplumla çok iyi bütünleştiklerini aktaran Esergep, Türkiye’de hukuk ilkelerinin gözetilmesi, demokrasinin gelişmesine katkı sağlanması için halkın çoğunluğunun oyunu arkasına almış bir hükümetin politikalarını yürütmesi gerektiğini belirtti.

Esergep, darbe girişimi gecesi yaşanan türden zor anların üstesinden ancak birlik ve beraberlik halinde gelinebileceğine işaret etti. (AA)

 

 

12 AĞUSTOS 2016

Türkiye’deki darbe girişiminin AB göçmen politikasına etkileri

 

Romanya’da Göçmen konularıyla ilgilenen bir internet sitesi bizden “Türkiye’deki darbe girişiminin AB göçmen politikasına etkilerini” değerlendiren uzunca bir yazı istedi.  Bildiğiniz konular olmasına rağmen, o yazının giriş bölümünü sizlerinde dikkatine sunuyorum:

Türkiye’de 15 Temmuz’da başarısız ve kanlı bir darbe girişimi oldu. 246 masum insan hayatını kaybetti, binlerce kişi yaralandı.

Bu olayın AB ve Göçmen politikasına etkileri konusuna geçmeden önce olayın ne olduğuna bakmak lazım.

Beş yıllık ilk okul mezunu Fetullah Gülen dünyaya saygın bir din ve fikir adamı olarak pazarlanıyor. Pazarlamacıların başarılı da olduğunu kabul etmek lazım. Gülen, yaklaşık 40 yıldır, halkın dini inançlarını kullanarak geniş kesimlereden destek aldı. İlk olarak oluşturduğu ‘Işık Evleri’ ile işe başladı.

Liselerde en zeki, en çalışkan ama fakir öğrencileri buldurdu. Üçer- beşer kişilik gruplar halinde bu örencileri ücretsiz olarak ‘Işık Evleri’ne yerleştirdi. Tüm ihtiyaçlarını karşıladı ve onların önüne ‘Abi’leri aracılığı ile bir hedef koydu. Kimisine ‘Sen polis olacaksın’, kimisine sen ‘Subay olacaksın’, kimisine ‘Sen öğretmen olacaksın’ dendi. Gülen’ın Işık Evleri ikametgahlı öğrencileri en çok yönlendirdiği mesleklerin başında ise subaylık, polislik, hakimlik, savcılık, öğretmenlik geldi.

Normal okullardaki eğitimin yanı sıra, Işık Evleri’nde akşamları temel dini bilgilere ilaveten Fetullah Gülen’in kitapları ezberletlircesine okutuldu, kasetleri seyrettirildi, dinlettirildi.

Çekirdek ve hedef kadronun deşifre olmaması için en yüksek seviyede şartlandırlmasına dikkat edildi. Bu çocuklar subay oldular, genelkurmay başkanlarına yaver oldular, hatta darbe gecesi Genelkurmay Başkanını boynuna kemer takarak derdest ettiler. Ama ‘Abileri’ dışında en fazla üç kişinin ismini itiraf edebildiler. Çünkü, kendileri de bilmiyorlardı.

Türk Ordusu zaten Gülen ekibinin hamleleri ile oldukça zedelenmişti.

15 Temmuz’daki olay bu Gülenci askerlerin harekete geçmesinden, halkın vergileri ile alınan silahların halka yöneltilmesinden başka bir şey değildi.

TÜRK HALKI DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKTI

Emir- Komuta zinciri içinde olmayan, Gülenci ekibin sağladığı iç ve dış desteklerle kalkışılan askeri darbe girişimine halk sessiz kalmadı. Tüm dünyanın gördüğü gibi halk canı pahasına demokrasiye sahip, askeri darbeye karşı çıktı. Batılı basın yayın organı işin bu kısmını asla görmek istemedi. Hatta, bu başarısız darbe girişimi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a asılsız suçlamalar yöneltildi.

Oysa darbe karşıtları salt Erdoğan taraftarlarından ibaret değildi. İstanbul’da düzenlenen mitinge katılan 5 milyon protestocu arasında her partiden insan vardı. Parlamento’da temsil edilen her partinin liderleri de Erdoğan ile birlikteydi.

TÜRK HALKI KENDİSİNE HAKSIZLIK EDİLDİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR

Her devlet gibi Türkiye’nin ve Türk halkının da kendisini koruma hakkı olduğu Batılı medya unsurlarınca dikkate alınmadı. Bombalanan meclis ve diğer kamu kurumları görülmüyor, darbecilerin  insan hakları öne sürülüyordu. İnsan hakları elbette önemliydi ama bir milletin ve ve devletin yaşama hakkı da bir o kadar önemli görülebilmeliydi. Kaldı ki, Türkiye bu darbecileri adaletin huzuruna çıkartmanın ötesinde de birşey yapmadı.

 

gun-gun-romanya-10-1 gun-gun-romanya-10-2

SON DAKİKA HABERLERİ
Reklam
İLGİLİ HABERLER