GazeteBalkan

GÜN GÜN ROMANYA – 12

GÜN GÜN ROMANYA – 12
07 Aralık 2016 - 9:42 'de eklendi ve 565 kez görüntülendi.

16 AĞUSTOS 2016

Allah’tan kork Hayri Efendi!

Romanya Türkiye Ticaret ve Sanayi Odası (RTTSO) Başkanı Tamer Atalay’ın gerçekleri açıkladığı DIGI 24’deki mülakatına tek olumsuz tepki Hayri Gül genel yayın yönetmenliğindeki FETÖ lideri Fetullah Gülen yanlısı malum internet sitesinden geldi.

Hayri Efendi bizzat kendisinin neden ve şahidi olduğu olaylar zincirini unutarak, RTTSO Başkanı Tamer Atalay’a karşı ‘Büyükelçiliğin yasaklı listesinde yer alan’ ifadesini kullandı. “Ambargolu Atalay’ın iftiralarından bile medet umar hale geldiler” diye haber yayımladı.

HATIRLIYORMUSUN HAYRİ EFENDİ?

Eğer ortada bir ambargo varsa müsebbibi sensin Hayri Efendi! Bak anlatayım;

2005 yılı Eylül ayında o zaman da Sağlık Bakanı olan Recep Akdağ’ın Büyükelçilikteki basın toplantısının ardından dönemin Büyükelçisi Ahmet Rıfat Ökçün, Akdağ’ı, “Sayın Bakanım siz istirahat buyurun benim arkadaşlarla biraz işim var” diyerek yan odaya almıştı.

Hatırlıyor musun Hayri Efendi? Sen, Erkan- Serkan Eruysal, Hamdi Yılmaz, Camelia olmak üzere 5 gazeteci ve Büyükelçi herkes ayaktaydı. Sen, gündemdeki konu ile ilgili etkinliği ‘Türk Okulu’ ile birlikte yapacağınızı söyledin. Büyükelçi Ökçün, kendisinin 32 yıllık diplomat olduğunu, kimsenin kendisine o okulları ‘Türk Okulu’ olarak yutturamayacağını söyleyerek, girdiğiniz polemik sonrası  sana kapıyı göstermişti..

Sonra ne oldu Hayri Efendi, hatırla lütfen, artık olayı Sicilya Mafyası tipi örgütlenmiş teşkilat şeflerine nasıl aktardıysan; iki hafta sonra Samanyolu TV’deki Ayna programı yöneticileri kameralar eşliğinde Bükreş’e geldi. Büyükelçi Ökçün’ü de alarak isimsiz ‘Türk Müteşebbislerinin kurduğu Türk Okulu’na gittiler. Orada Ökçün’e iki hafta önce sana söylediklerinin aksine FETÖ’nün propaganda aracı okulunuza övgü yağdırttılar.

Sahi Hayri Efendi hatırlıyor musun, devletin Büyükelçisini dize getirmenin sana verdiği keyfi hatırlıyor musun? Hâla tadı damağında mı?

Neyse, devamında ne oldu Hayri Efendi? Hatırla bakalım, Oda’nın yayın organının muhabiri Camelia’nın, Akdağ’dan bir gün sonra Bükreş’e gelen Bakan Osman Pepe’ye okulunuzu ziyareti sırasında Büyükelçi’nin sözlerini hatırlatmasınının bedelini de Camelia’nın patronu Tamer Atalay’a ödettiniz.

Nasıl yaptınız?

Bugün “Ben aptalmışım!” diye nara atan Bülent Arınç, TBMM Başkanı sıfatı ile Romanya’ya geldi. Atalay’ın iki satırlık sitemini Arınç’a deve yaptırdırdınız. Ve Büyükelçi Ökçün, sizin kendisine diz çöktürtünüşünüzün bedelini Atalay’a ödetti. Atalay’ın Büyükelçiliğe giremeyişinin hikâyesi böyle başlamadı mı Hayri Efendi?

Sonra da başta Rağıp Abi’n olmak üzere insanlara ‘Büyükelçi’ye Ankara’da ince ayar yaptırdık’ diye hava attınız, egonuzu şişirdiniz. Ökçün’ü de ilk fırsatta harcattınız.

Bu işlere Senin sayende şeflerinizin girişimi ile vesile olan Bülent Arınç şimdi ne diyor Hayri Efendi? “Ben ne büyük aptal mışım!” diyor.

Senin de böyle diyeceğin gün gelmedi mi Hayri Efendi?

Ne kızarmaz bir yüzün olmalı ki, bugün “Atalay gibi Büyükelçiliğin yasaklı listesinde yer alan” diye ifadelerin olduğu haberi yazabiliyorsun. “Ambargolu Atalay’ın iftiralarından bile medet umar hale geldiler” diye başlık atabiliyorsun. Bu ne yüzsüzlük, ne pişkinlik, ne vicdansızlık Hayri Efendi?

Hakkında o ifadeleri kullandığın RTTSO Başkanı Tamer Atalay, o günden bu yana ayda en az 2 kez Türkiye’ye sürekli gidip gelir. Sen de gidebiliyor musun Türkiye’ye Hayri Efendi?

Belki ben boşa sana yükleniyorum, kağıt üstünde sen gözükmene rağmen kimbilir o haberleri başkası yazıyor, önüne koyuyor, sorumlu olduğun sitede yayımlatıyor.

İşkembe-i kübra’dan atma Efendi Hayri!

“…kısa süre öncesine kadar Türkiye Cumhuriyeti nezdinde sakıncalı bir isim olan Tamer Atalay’dan bile medet ummaya başladı. Ertaş, yıllardır elçiliğin yasaklı listesindeki bu ismi, şimdi Hizmet hareketine yönelik iftiralarda kullanıyor.

Geçtiğimiz günlerde Digi 24 kanalında yine haysiyet cellatlığı yapan nevi şahsına münhasır RTTTO Başkanı Tamer Atalay …,”

İfadelerini kullanmışsın Hayri Efendi. ‘Kullanılma’ kelimesi sizin gibi fikri, vicdanı hatta irfanı esir kişilere daha layık be Hayri Efendi! Tamer Atalay’a uygun olduğunu sanmam. Her Türk ihtiyaç hasıl olduğunda, devletinin maziden atiye hizmetindedir. Türk Milleti de bu anlayıştaki evlatlarının sayesinde sonsuzluğa doğru akıp gider.

CIA’ya Hizmet hareketini takip etmek Türk Milletini ancak esarete sürükler. Papa’nın elini öpme hareketi ile islam Alemi ancak el etek öper hale getirilir.

Siz önce kendinizi ve Efendinizi CIA ipoteğinden, taşeronluğundan bir kurtarın, sonra Türk devletine, İslam ümmetine hizmet etme şerefi yakalarsınız. (H.Yılmaz)

HAMDİ YILMAZ

Bu milleti tanımıyorlar!

 

Ekonomik buhranın Türkiye’nin üzerine kabus gibi çöktüğü 2001 yılının herhangi bir günü olmalıydı.

Bir Pazar günü Ankara’nın Maltepe semtinde grafikçi ile birlikte çalışıyorduk. Grafikçinin eli iş, ağzı da laf yapıyordu. Gece Amsterdam’dan gelmiş, yarın sabah da geri dönecektim.

Söz döndü dolaştı, Türkiye’nin dış borcuna geldi. Grafikçi sordu, “Ağbi ne kadar borcumuz var?”

O yıllar herkes gibi bizm de dış borca kafayı takdığımız yıllardı..

Dedim, “98 milyar dolar!”

Dedi, “adam başı ne düşer?”

Dedim, “1000 dolar”.

“Ağbi verelim kurtulalım!”

Anladım ki, o zaman samimi bir devlet adamı çıksa, yarım saatlik televizyon konuşması ile Türk milleti devletinin borcunu anında sıfırlar.

Geçenlerde bir işadamımızla konuşurken, Romen televizyonlarında başta FETÖ elemanları olmak üzere belli merkezlerin yönlendirmesi ile Türkiye’ye karşı yapılan akla ve gerçeğe aykırı yayınlara çok üzüldüğünü gördüm.

Televizyonların halkı şartlandırması sonucu bazı Romen dostlarının aşırı bir hassasiyetle, durumunu, Türkiye’deki yakınlarının halini hatırını sorduğunu aktardı.

Sonra da neden sessiz kalıyoruz, bir ekip oluşturulup karşı atağa geçilemiz miydi? Türkiye dostu bir programcı, aynı proğramda Türkiye’deki bir gazeteciye, Romanya’daki bir işadamına, hatta Antalya’da veya Türkiye’nin bir başka bölgesinde tatil yapan Romen vatandaşına bağlanıp gerçekleri aktaramaz mıydı?

“Tek başına Büyükelçimiz her yere yetişmeye çalışıyor” dedi.

Haklı söze ne denir..

Yerden göğe kadar haklıydı.