GazeteBalkan

Üstündağ’dan Avcı’ya Milli Eğitim Şuraları

Üstündağ’dan Avcı’ya Milli Eğitim Şuraları
08 Aralık 2016 - 9:00 'de eklendi ve 384 kez görüntülendi.

Üstündağ’dan Avcı’ya Milli Eğitim Şuraları

 

TBMM’inde yalnız MHP milletvekili Yusuf Hacaloğlu’nun Osmanlıca bildiği gerçeği ile Osmanlıca dersi tartışmaları bir kenarda dursun.
Reform, devrim anlamına gelen „İnkılap” kelimesi ile köpekleşme anlamına gelen „İnkilap” kelimesi arasında oyun oynayan Ömer Tuğrul İnançer ile siz cambazı seyre dalarken atı alanın Üsküdar’ı geçeceği gerçeğini de bir kenara bırakın.
AK Parti içinde gergin zamanlarda ‚İyi Polis’i oynayan TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in ‚Kimse kazanımları yok edemez, talimat verdim Pazartesi günü gereği yapılacak” minvalindeki açıklamalarını da boşverin..
Türk Milli Eğitimi’nin genetiği asıl 9’uncu Milli Eğitim Şurası’nda değiştirildi.
Bence Türk Milli Eğitim Sistemi’nin temel taşları 1973 yılında kurulan CHP-MSP koalisyon hükümeti zamanında ve 1974 yılında yapılan “9’uncu Milli Eğitim Şurası” kararlarıyla yerinden oynatıldı.
Başkent Ankara duruken Antalya’da toplanan 19’uncu Milli Eğitim Şurası ile de 40 yılda pişirilerek servis edilen yahninin üzerine tuz biber serpiliyor. 1974 yılında yapılan 9’uncu Milli Eğitim şurası ile hayatımızda neler değiştiğini görmek istermisiniz:
O yıllarda klasik liselerin yanı sıra “Sanat       Enstitüsü”, “İmam Hatip Okulu”, “Teknisyen Okulu”, “Öğretmen Okulu” ve “Ticaret Okulu” vardı. İmam Hatip mezunlarının Ankara İlahiyat ve ülke genelindeki 6 adet Yüksek İslam   Enstitüsü dışındaki yüksek öğretim kurumlarına gitmeleri mümkün değildi. Sanat Enstitüsü mezunları da Yüksek Teknik Öğretmen Okulu ile bir iki mühendislik akademisinin dışındaki yüksek öğretim kurumlarına gidemezlerdi. Ticaret Okulu mezunları ise Ticaret Turizm Yüksek Öğretmen Okulu ile İktisadi Ticari İlimler Akademisi dışındakilere gidemezlerdi.              Aynı şekilde Öğretmen okullarına da birkaç       yüksek öğretim kurumu kapısı açıktı.
Solcu CHP ile koalisyon hükümeti kurarak çilekeş tabanını küstüren Necmettin Erbakan acilen birşeyler yapmalıydı. İmdadına iyi solcu ama, Konya siyaset tarlasında birlikte oy devşirdikleri Mustafa Üstündağ yetişti.

Üstündağ Milli Eğitim Bakanı idi.
O yıllarda herbiri ayrı, bağımsız birer kurum olan Üniversiteler adında “lise” kelimesi bulunmayan lise dengi orta öğretim kurumları mezunlarını öğrenci olarak almıyorlardı. Erbakan’ın baskısı ile Üstündağ başkanlığındaki 9’uncu Milli Eğitim Şurası’nda alınan bir kararla tüm orta öğretim kurumlarının isminin sonuna “lise” kelimesi eklendi. Sanat Entitüsü “Endüstri Meslek Lisesi” diğerleri de İmam Hatip Lisesi, Ticaret Lisesi, Öğretmen Lisesi adlarını aldılar.
Sonra da Üneversitelere dönüp dediler ki, “Aha sana lise mezunu! Hadi alma da görelim!” Erbakan’ın parti tabanına hizmeti böyle başladı. İmam Hatip’in dışındakiler de amacı gizleyen kılıf oldu. Kimse, bu okul mezunlarının haftada okudukları bir iki saat matematik veya fen bilgisi dersi ile nasıl üniversite sınavı kazanacağını düşünmedi. Üstündağ belki de bunu bildiği için Erbakan’a taviz verdi. Bu okulların müfredat programları ile oynayan hiç olmadı. Sadece isim değiştirdiler.
Mustafa Üstündağ’dan Nabi Avcı’ya  değişen birşey yok, mantık aynı mantık, zihniyet aynı zihniyet. Kim demiş “Milli Görüşçüler değişti” diye? Erbakan Hoca’dan aldıkları miras bu. ‘Şekli değişikliklerle, sulandırarak ve karşılarındakileri bıktırarak’ meseleleri çözme taktiği.
Asıl 19’uncu Milli Eğitim Şurası kararları (tavsiye kararları olmasına rağmen) ndayanak yapılarak önümüzdeki dönemde ne gibi değişiklier yapılacak si zona bakın.

(9 Aralık 2014)

 

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
Reklam
İLGİLİ HABERLER