GazeteBalkan

İnsan Hakları Günü’nde işgalci Rusya protesto edildi

İnsan Hakları Günü’nde işgalci Rusya protesto edildi
12 Aralık 2016 - 10:12 'de eklendi ve 735 kez görüntülendi.

 

İnsan Hakları Günü’nde işgalci Rusya protesto edildi

 

İstanbul Kırım Derneği, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Gününde Rusya’nın İstanbul Başkonsolosluğu önünde düzenlediği eylemle işgalci Rus rejimini ve Kırım’da devam eden insan hakları ihlallerini protesto etti.

 

İSTANBUL- Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesi, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Gününde, Rusya’nın bütün uluslararası hukuk kurallarını çiğneyerek Kırım’ı işgali ve her türlü insan hakları ihlali ile Kırım Tatarlarına yapılan baskıyı protesto etmek amacıyla eylem düzenledi.

Yaklaşık 500 kişinin katıldığı etkinliğe, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Tekirdağ Şubesi, Sakarya Kırım Türkleri Derneği, Kırım Derneği Kocaeli Şubesi, Kırım Derneği Bursa Şubesi, Kırım Derneği Gebze Şubesi, İstanbul Türk Ocakları, Türk Dünyası Araştırma Vakfı, İstanbul Ülkü Ocakları Gençlik Kolları da katılarak destek verdi.

“Vatan, Millet, Kırım”, “Kırım’da ezanlar susmayacak!”, “Dün Stalin bugün Putin”,  “Kaçırılanları iade et!”” şeklinde sloganlar atan göstericiler Kırım Tatar bayraklarını sallayarak Rusya’nın İstanbul Başkonsolosluğu önüne kadar yürüdü.

Konsolosluk önünde saygı duruşu, milli marşların çalınması ve Kenan Korkmaz’ın dua okumasının ardından Gençlik Kollarından Elif Bağış Basın Açıklamasını okudu.

Rusya Federasyonu’nun, uluslararası anlaşma ve teamülleri çiğneyerek Ukrayna’nın bir parçası olan Kırım’ı Şubat 2014’te işgal ettiği, askeri bir üsse çevirdiği yarımadayı, üstünde yaşayan insanlar için korku ve endişe kaynağına dönüştürdüğünün kaydedildiği basın açıklamasında, işgalden bu yana Rusya’nın Kırım’daki insanlara karşı bilhassa Kırım Tatarlarına yönelik insan hakları ihlallerini sürdürdüğü belirtildi. Basın açıklamasında, Kırım’da Kırım Tatarlarına yönelik insan hakları ihlallerine yer verilirken, Türkiye’de yaşamakta olan Kırım Tatarlarının “tarihten bugüne yayılmacı ve baskıcı politikasını sürdüren Rusya’nın, zorbaca ve haksızca işgal ettiği Vatanımız Kırım’dan derhal çıkmasını, Ukrayna’ya bağlı olarak yarımadadaki mevcut demokratik hak ve özgürlüklerin yeniden tesis edilmesini, 2014’teki işgalden bugüne gerçekleşen tüm insan hakları ihlallerinin, baskıların ve cinayetlerin uluslararası komisyonlarca tetkik ve tespit edilmesini, ayrıca kanlı işgallerde ve sistematik baskıda bizzat rol oynayan Putin’in uluslararası mahkemelerde yargılanarak cezalandırılmasını istediği” ifade edildi.

Etkinlik çerçevesinde Dernek başkanlarının Rus konsolosluğuna birlikte siyah çelenk bırakmasından sonra program son buldu.

 10 ARALIK DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ BİLDİRİSİ

Rusya Federasyonu, uluslararası anlaşma ve teamülleri çiğneyerek Ukrayna’nın bir parçası olan Kırım’ı Şubat 2014’te işgal etmiş, askeri bir üsse çevirdiği yarımadayı, üstünde yaşayan insanlar için korku ve endişe kaynağına dönüştürmüştür. İşgalden bu yana Rusya, Kırım’daki insanlara karşı bilhassa Kırım Tatarlarına yönelik insan hakları ihlallerini sürdürmektedir.

Sovyetler Birliği döneminde 1944 yılında Moskova’nın emriyle soykırıma uğrayan Kırım Tatar Türkleri, uygar dünyanın da tanımadığı bu barbarca işgale karşı yarımadanın yerli halkı olarak karşı çıktığı için işgalcilerin çeşitli baskı ve takibatlarını hedef olmaktadırlar.Askeri bir depoya çevrildiği defalarca bildirilen yarımadada sürekli tatbikat düzenlenerek siviller silahlı güçlerle tehdit ediliyor, keyfi tutuklamalar, davalar ve ev baskınları gerçekleştiriliyor. İşgale karşı çıkan Kırım Tatar Türklerine karşı sistemli ve psikolojik boyutu da olan baskılar uygulanıyor.

Toplanma özgürlüğünün ihlal edilmesi bir yana herhangi bir anıta çiçek bırakmak bile sözde Rus işgal mahkemelerinde, aşırıcılıkla suçlanmak için yeterli. Gözaltında işkence hatta sorgu sırasında darp, kanunsuz sözde yetkililerin elinde bir başka baskı aracı olarak kullanılıyor.

İşgal altındaki Kırım’da sözde Rus mahkemeleri tiyatro temsilinden farksızdır. Adli baskının en önemli kısmı ve Rus mahkemesinin keyfiliğinin en büyük örneği, kendisine karşı yalan ifade veren bir sözde tanık haricinde işgalcilerin çıkardığı hiçbir tanığın aleyhinde ifade veremediği Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan AhtemÇiygöz’ün yargılanmasıdır.

Rus işgalinden önce yapılan bir gösteride güya provokasyonla suçlanan Çiygöz, 15 yıl ağır hapis cezasıyla tehdit edilmekte, onun nezdinde aslında tüm Kırım Tatar Türkleri tehdit edilmektedir. Keza Mustafa Değirmenci ve Ali Asanov gibi isimlerin yargılanmaları da yarımadadaki Kırım Tatar Türklerine karşı baskı uygulayan işgalcilerin bir diğer düzmecesidir.

Yarımadada bir diğer baskı unsuru Kırım Tatar Türklerinin tek meşru temsil organı Kırım Tatar Milli Meclisi’nin aşırıcı örgüt olarak ilan edilmesidir. Rusya bu şekilde Meclis’le bağlantılı kimseleri de takibata tabi tutarak Kırım Tatar Türklerinin sesini kesmeye, etkisiz bırakmaya çalışmaktadır. Kremlin sözde davalarla Kırım Tatarlarını aşırıcı olarak lanse edip dünya kamuoyunun gözünü boyamaya çalışmakta, işlediği suçlara ses çıkarılmamasını sağlamaya çalışmaktadır. Kırım Tatar medyalarının takibata uğrayıp insan hakları ihlallerini duyuran basın organlarının yasaklanması ve gazetecilerin aşırıcılıkla suçlanması bu ses kesme çabasının bir parçasıdır. Rusya kendi ülkesinde kendi vatandaşları içinden bile işgale, hukuksuzluklara, insan hakları ihlallerine karşı çıkan vatandaşlarını da cezalandırmakta, kendi ülkesini de insanlar için adeta hapishaneye çevirmektedir.

İnsanların vatanlarıyla arasına kanlı bir duvar ören Rusya, haksız ve keyfi yere istediği kişilerin yarımadaya girmesini de engellemektedir. Kırım Tatarlarının lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov, İsmet Yüksel ve Sinaver Kadirov’un vatanları Kırım’a girmeleri yasaklanmış, pek çok Kırım Tatarı da siyasi baskı ve hukuksuzluklar nedeniyle yarımadayı terk etmek zorunda kalmıştır.

İnsanların Kırım’ı işgal eden Rusya’dan çekince duymaları, Kremlin’in her türlü hukuksuz uygulamaya açık olması nedeniyledir. İşgalciler eliyle Kırım’da insanlar zorla, kimi zaman polis kılığı giymiş kimselerce kaçırılarak kendi sapık düşüncelerinde Kırım Tatarlarını ölümle, alıkoymayla yıldırma maksadı taşıyor. Kırım’da son bilgilere göre çoğu Kırım Tatarı 16 kişi kayıp durumda. Cinayeti dahi baskı unsuru olarak kullanmaktan çekinmeyen işgalciler, 11 insanın da canice öldürülmesinden sorumludurlar.

İşgalcilerin yarımadayı kanunsuz ve güvensiz bir yer haline getirmesinin en büyük örneği Dünya Kırım Tatar Kongresi Yönetim Kurulu üyesi Ervinİbragimov’dan 25 Mayıs’tan beridir haber alınamamasıdır. İşgalci idarenin görmezden geldiği, polis kıyafeti gitmiş kimselerce kaçırılmasına rağmen hiçbir sözde yetkilinin bir şey bilmediğini iddia ettiği bu korkunç olay, gerek uluslararası camiada gerekse çeşitli protestolarla Rusya’ya hatırlatılsa da, Moskova tıpkı kuklaları gibi “Ervinİbragimov nerede?” sorusunu duymamazlıktan gelmektedir.Tüm Kırım Tatar Türkleri tek yürek Ervinİbragimov’dan bir haber, bir bilgi beklemektedir.

Tüm dünyayı tehdit eden katil Putin, kendi gibi katil Esat’la kol kola girip, Suriye’de sayısız sivili çocuk, kadın demeden bombalarla alçakça katletmeye devam etmektedir. Dünya işgalci Rusya’ya dur demezse acaba sırada hangi ülke olacaktır?

Vatanımız Kırım’da ırk ve din temelli ayrımcılığı da körükleyen işgalci Rusya, camilerin soyulmasından kundaklanmasına pek çok vandallığın gerçekleştirilmesinde çoğu zaman bu suçlara kalkan olmuş, mezarlık tahriplerine dahi göz yummuştur. Yarımadanın tarihini bozarak kendi işgal tarihlerine uydurmaya çalıştıklarından, işgalciler ve kuklaları bu tip ayrımcılık vakalarına da ses çıkarmamaktadırlar.

Bizler, Türkiye’de yaşamakta olan Kırım Tatar Türkleri olarak; tarihten bugüne yayılmacı ve baskıcı politikasını sürdüren Rusya’nın, zorbaca ve haksızca işgal ettiği Vatanımız Kırım’dan derhal çıkmasını, Ukrayna’ya bağlı olarak yarımadadaki mevcut demokratik hak ve özgürlüklerin yeniden tesis edilmesini, 2014’teki işgalden bugüne gerçekleşen tüm insan hakları ihlallerinin, baskıların ve cinayetlerin uluslararası komisyonlarca tetkik ve tespit edilmesini, ayrıca kanlı işgallerde ve sistematik baskıda bizzat rol oynayan Putin’in uluslararası mahkemelerde yargılanarak cezalandırılmasını istiyoruz. (QHA)

SON DAKİKA HABERLERİ
Reklam
İLGİLİ HABERLER