GazeteBalkan

Nihal Atsız’ı anarken

Nihal Atsız’ı anarken
12 Aralık 2016 - 9:25 'de eklendi ve 487 kez görüntülendi.

Nihal Atsız’ı anarken

 

11 Aralık “Varlığını, Türk varlığına armağan etmiş” ender insanların en önde gelenlerinden biri olan Hüseyin Nihal Atsız’ı ‘Uçmağa’ uğurlayışımızın 41’inci yıl dönümüydü.
Nihal Atsız’ı ben fiziken hiç görmedim, ama O’nun yüzünden soruşturma yaşadım.
Kenan Evren Darbesi olduğunda 23 yaşında toy bir öğretmen ve Kayseri Teknik Lisesi ve Endüstri Meslek Lisesi’nde Müdür Yardımcısıydım.
Binbeşyüz öğrencisi, yüzotuz öğretmeni bulunan okulumuzun onüç müdür yardımcısı bir de müdür kadrosu vardı. Darbe öncesi Müdür ve on müdür yardımcılığı kadrosu boştu. Can güvenliği nedeni ile istifa etmişlerdi.
Ben dahil ikisi stajer üç müdür yardımcısı okulu aylarca idare etmiştik. 14 kişinin işini üç kişi olarak büyük bir özveri ile yapmış, hiç bir işi de aksatmamıştık. Çocuklar, diplomalarını almış, yeni kayıtlar yapılmış, Haziran ve Eylül sınavları aksamadan gerçekleştirilmişti.
Darbe olunca, tilkiler aslan kesildi. Boş idareci koltuklarına talipliler çoğaldı. Bizi şikayete başladılar.
“Bu Hamdi Yılmaz, okulda dergi dağıttı, kitap sattı. Üstelik de Turancı, okulda ‘Dinsiz Nihal Atsız’ın’ propopağandasını yaptı” filan dediler.
Her Çarşamba günü öğleden sonra ders verdiğim sınıfın penceresinden gelen müfettişleri görürdüm.
Biraz sonra da Odacı İbrahim Efendi vurarak açtığı kapının aralığında başını uzattığında, onun söze girmesine izin vermez, “geliyorum” derdim.
Dangalaklık bu ya, bizim Nihal Atsız propagandası yaptığımızı isbatlamak için Din Dersi Hocası Rasim Beyi bulmuşlar ve ifadesine başvurmuşlardı. Rasim Hoca Din dersi öğretmeni, Atsız da dinsiz (!) olduğuna göre, mesele yoktu. Hoca onlara yaranmak için bizi kolayca suçlayacaktı. Beklentileri buydu.
Ama Rasim Hoca onları şaşırtmıştı. “Hamdi Bey Nihal Atsız’ı tanımaz ki, propagandasını yapsın. Hadi bana deseniz neyse” diye ifade vermişti de müfettişler donup kalmıştı.
Şaşıran müfettişlerin bilmediği bir şey vardı;
Bizim Din dersi Hocası Rasim Bey’i bizzat Nihal Atsız okutmuştu. Rasim Hoca, o günkü adı ile Yüksek İslam Enstitüsü’nü Nihal Atsız’ın maddi ve manevi desteği ile bitirmişti. Çünkü, Rasim Hoca’nın o yıllarda yüksek tahsil yapacak maddi imkanı yoktu. Rasim Hoca ilk oğlu olduğunda da adını Mete koymuştu.
Nihal Atsız kadar Türkiye’de saldırıya uğramış, taşımadığı sıfatlarla itham edilmiş bir başka aydın daha zor bulunur.

 

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
Reklam
İLGİLİ HABERLER