GazeteBalkan

Bir insan iki kere nasıl ölür?

Bir insan iki kere nasıl ölür?
13 Aralık 2016 - 10:01 'de eklendi ve 546 kez görüntülendi.

 

Bir insan iki kere nasıl ölür?

 

ABD Loisville Üniversitesi Öğretim Üyesi tarihçi yazar Pof. Dr. Justin Mccarthy’e göre bal gibi ölür.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) tarafından Edirne’de düzenlenen 3’üncü Dünya Türk Forumu toplantısında konuşan Mccarthy, Ermenilerin bu iki kere ölme başarısını bakın nasıl izah ediyor:

“Soykırım sayısı olarak ifade edilen 1,5 milyon kişi toplam Ermeni nüfusundan daha fazla. Bu soykırımın gerçek olması durumunda her bir Ermeni’nin iki kere ölmüş olması gerekir. 1912 ile 1921 yılları arasında 3 milyon Müslüman ve 100 bin Ermeni öldü.”

İşte Pof. Dr. Justin Mccarthy’nin konuşmasından bazı bölümler:

“Osmanlı döneminde Ermenilere karşı suç işleyen bir vali idam edildi. Bir diğeri ise idam edilmek üzereyken intihar etti. O dönemler orada kaç tane Ermeni veya Rus işledikleri suçlardan dolayı mahkemeye çıktı veya ceza gördü? Osmanlılar Müslümanlara kıymış olan kaç tane Ermeni ve Rus bunu böyle gördü? Bir tanesi bile mahkemeye çıkartılıp cezalandırılmadı.

Birinci dünya savaşında sonra 1,5 milyon Ermeni’nin öldüğü söyleniyor. Bu tamamen yanlış. Bu sayı tüm Ermeni nüfusundan bile daha fazla. Dolayısıyla 1,5 milyon Ermeni’nin olması mümkün değil. Böyle olsaydı herkesin iki kere ölmesi gerekiyordu. Kaç tane Ermeni’nin öldüğü tabi ki yanıltıcı. Tabii ki, birçok Türk de öldü. Açlıktan, susuzluktan ya da hastalıktan öldü. Bütün ölenlerin Türkler tarafından öldürüldüğü söyleniyor ama hastalıklar, enfeksiyonlar ortaya çıktı. Bu hastalık ayırım yapmaksızın herkesi öldürebilir”

“1912-1921 arası yaklaşık 3 milyon Müslüman ve 100 bin de Ermeninin öldü. Tarih burada her zaman belli başlı noktalarda kimi ulusların masum olduğunu kimi zaman ulusların da suçlu olduğunu ön plana koyabilir. Kimi tarihçiler bunu ortaya koyabilir ama böyle bir çözüm getirmek taraflı bir araştırmadır. Burada tartışmanın iki tarafı yok demektir. Çünkü, burada tek bir tarafın olması lazım. Tarihçilerin araştırmalarını serbest bir şekilde özgürce yapmaları lazım. Politikadan ve siyasetten etkilenmemeleri lazım. Tartışmaları lazım. Bulguların mukayese edilmesi lazım. Bu şekilde tarihi bilginin doğrularından emin olabiliriz. Türkler de Ermenistan durumu araştırdığımız zaman da bunu görüyoruz. Ama maalesef ki, tarih böyle olmamıştır. Siyaset tarafından güdülmüştür. Çeşitli etkiler var. Aynı şekilde yasaklamalar gelebiliyor. Sansür gelebiliyor. Kimi insanlar doğruyu söylediği zaman hapse girebiliyor. Burada serbest ve özgür araştırmanın ortaya konulması lazım akademide. Aslında buradaki özgürlük insanları cezalandırmakta o kadar korkutmuştur ki, insanlar doğru bildiklerini söyleyememişlerdir.”

“Ermenistan akademik yayınlarına bakıldığında hiçbir profesör ve hocanın Ermenistan sorununu sorgulama hakkının bile olmadığı görülür. Sorgulayanlar kovuluyor, cezaya, yaptırıma çarptırılıyor. Ya da hapse atılıyorlar. Doğru bir şey değil ahlaki olmayan tabii ki, sansürdür. Aynı şekilde fikir özgürlüğünün de önüne geçmektedir. Bunlar savaş ve isyanlar sırasında gerçekleştirmiştir diye düşünüyorum. Askerin de aynı şekilde açlıktan, hastalıktan öldüğünü düşünüyorum. Her iki tarafça da gerçekleştirilmiş olan belli başlı ölümlerin, kıyımların savaş sırasında gerçekleştiğini düşünüyorum. Bizim burada gerçeklere tarafsız bir şekilde bakmamız ulusalcı, milliyetçi tanımları ve ifadeleri bertaraf etmemiz lazım diye düşünüyorum. Gerçek tarihçiler hareket etmemiz lazım. Elimizde olan araçları tüm gerçek tarihçilerin kullanacağı araçları kullanmamız lazım. Tartışmalı, görüşmeli ve tarihin her tarafına bakmalı, tüm gerçekleri düşünmemiz gerekiyor. Bizim tarihçiler olarak işimiz budur. Tartışma yapmayı red eden kişilere kişiler ben direk olarak şunu soruyorum. Neden korkuyorsunuz diye soruyorum. Çünkü kişiler anca ve ancak dürüstçe yapılmış olan tarihi çalışmaların onları yanıltacağını göstermelerinden korktukları için konuşmuyorlar.”

(31 Mayıs 2014)

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
Reklam
İLGİLİ HABERLER