GazeteBalkan

Batı cephesinde durum!

Batı cephesinde durum!
14 Aralık 2016 - 9:48 'de eklendi ve 329 kez görüntülendi.

Batı cephesinde durum!
Zaman zaman yazarım, Türk’ün coğrafyası geniştir.
Adriyatik’ten Çin denizine kadarki alanda 300 milyonu aşkın Türk yaşar. Hepsinin gözü “Kutup Yıldızı” veya anavatan Türkiye’de olmakla birlikte, gündemleri farklıdır.
Nevarki, Türkiye bu coğrafyayı gözlemleyip, anlayacak, kontrol edecek dirayetten bile yoksun gözüküyor.
Bunu söylerken kesinlikle bu coğrafyada iyi işler yapmak için çırpınan, mücadele eden, aklı ve imkanı ile çabalayan kamu görevlilerimizin, diplomatlarımızın varlığını inkâr ediyor değilim. Onların ferdi çabalarını kollektife çevirecek, ip uçlarını birbirine bağlayacak mekanizmadan yoksunuz.
Taaa 1962’de kararlaştırılmış, İslamı dönüştürme, küresel çetenin arzusu doğrultusunda bir İslam dini oluşturma projesine 20 yılı aşkın bir süredir taşeronluk yapanların şapkaları düşüp, kelleri görülünce uyanan iktidar, o tehlikeyi de sulandırmak üzere. Bir yılı aşkın süredir kuru sözle koparılan fırtına artık diniyor.
Küresel çetenin taşeronları yeniden kuzu postuna bürünerek, toparlanmış görülüyor.
Bir insanın önce mesleğinin erbabı, kamudaysa devletin memuru, sonra bir ideoloji sahibi olmasını anlamak mümkündür. Bu ülke ve milletimiz için de yararlıdır.
Ne varki, bizimkiler hep tersi oluyor. Önce Fetullahçı, Sosyalist vs, sonra da gazeteci, öğretmen, doktor, subay oluyor.
Elin koministi “Ben önce Fransız sonra Koministim” diyor. Bizimki, önce kominist oluyor, kafa kayaya çarpınca Türklüğünü hatırlıyor. Ama, hayat akıp gittiği için enerjisi boşa akıyor.
Ben Türkçe yazar çizer, ülkemin iktidarını, muhalefetini Türkçe eleştiririm yada överim. Bunu kendi milletim, halkım için yaparım. Bunu başkalarının istihbarat elemanlarının dışında ancak kendi insanım okur, anlar. Haklıysam beni över, haksızsam eleştirir bana itibar etmez.
Ancak, ben kendi insanımdan sağladığım kaynak ile bir başka milletin lisanını kullanarak gazete çıkarır, orada da Türkiye’ye “Erdoğanistan” dersem, bunun kabul edilebilir, anlaşılabilir yanı yoktur. “Fikir hürriyeti”, “Özgür basın” vs gibi kılıflar insanı kurtarmaz, amaçlarını gizlemez.
Bir Türk gazetesi, Romence versiyonunu çıkartarak, orada “Erdoğanistan” diyerek Türkiye aleyhine kamuoyu oluşturursa, bunun masum bir yanı yönü var mıdır? Ne olacak yani, Türkiye’den ürküttüğünüz, soğuttuğunuz Romen oy vererek, isyan bayrağı çekerek Erdoğan’ımı yıkacak?
Cemaat, Hizmet veya Fetullahçı adına kim ne derse desin, o hareketin tabanındaki masum, iyi niyetli, safiyane onlara inanmış vatandaşlarımızı devre dışarı bırakarak söylüyorum; bırakın Türkiye’yi, 300 milyonluk Türk milletinin geleceği üzerindeki en sinsi tehlike bu harekettir.
Anadolu pek çok din tücarı gördü. Kandı, inandı, besledi palazlandırdı vs..

Ama çok azı hariç onların ipleri küresel çetenin elinde olmadı. Bunlar farklı..
Türk gözükerek, Müslüman gözükerek, “hücrelerimize kadar zehr ederek” kanımıza karışmış bu illetten Türk milleti kurtarılmalıdır.
Lafla peynir gemisi yürümüyor.

(Bu yazı 26 Şubat 2015 tarihinde yayımlandı)

 

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
Reklam
İLGİLİ HABERLER