GazeteBalkan

Köstenceli öldü ama karısı iş başında!

Köstenceli öldü ama karısı iş başında!
16 Aralık 2016 - 9:34 'de eklendi ve 2367 kez görüntülendi.

Köstenceli öldü ama karısı iş başında!
Bana kalırsa, Türk senaristlerin ufku çok geniş, özellikle de dizi senaristlerinin. Ama siyasi iktidar mensupları herhalde dizi seyretmiyorlar.

En azından, ne hikmetse 13’üncü bölümde yayında kaldırılan ‘Reaksiyon’, daha geçen Mayıs ayında sezon sonu ile tümden sonlandırılan ‘Bin yılın Şafağında’ adlı dizileri seyreden bir iktidar (iktidardan öte ülke) 15 Temmuz’da FETÖ çömezlerinin elinde oyuncak olmazdı.

Neyse, ben aslında bir başka diziden bahsedeceğim. Komünist dönemi bilmem de, sonrasında gelen Türkler için Köstence’nin hatırı sayılır bir yeri var. Romanya’daki Türkler veya soydaşlar uyurken bu önemi Türkiye’dekiler fark etti ve dizilere konu etmeye başladı.

Mesela, Show TV’de Pazartesi akşamları yayımlanan ‘İçerde’ adlı dizi bunun tipik bir örneği. Dizi kahramanı ‘Köstenceli’ lakaplı mafya babası ‘Akın’ öldü. Ama karısı çıktı ortaya, yerini alacak galiba. Sonra ‘Alyanak’ lakaplı Hasan, imam olan FETÖ liderinin ‘Kebapçı’ versiyonunu canlandıran Kebapçı Celal’den kaçarken kapağı Köstence’ye atma derdinde ama bir türlü gelemedi. H.Avni’ye gitse diyeceğim ama bu bir dizi!

Gelelim dizinin sunucusu Koçak Gold’a. Koçak Gold Romanya’yı iyi bilen bir firma. Şimdilerde ortaklık yapısının değiştiği bilgisi gelse de ben sizi 20 Eylül 2011 tarihli “Koçak Gold gecesi” başlıklı yazıma götüreceğim. İşte o yazı:

***

“Cumartesi akşamı Bükreş’in lüks otellerinin birinde Koçak Gold’un sahip ve çalışanları ile birlikteydik.

İki yüz kişiyi aşkın davetli, daha doğrusu Romen altın ve takı satıcıları arasında ben diyeyim dört siz deyin beş vatandaşımız vardı. Gerisi Romanya’nın değişik kentlerinden gelmiş Koçak Gold’un altın ve takı sattığı müşterileri, yani bayileri oluşturuyordu.

Ankara’nın veya benim doğduğum kent olan Kırşehir’in burnunun dibindeki Şereflikoçhisarlı Koçak ailesinin Ankara’da başlayan 53 yıllık ticari serüvenlerinin Cumartesi günkü Bükreş konaklamasının bizim açımızdan şüphesiz ki sevinilecek pek çok tarafı vardı. Keşke bir yedek parçacının veya başka meslek mensubu işadamımızın düzenlediği yüz geceyi görsek Bükreş’te veya başka ülkelerde.

Koçak Gold’un yönetim kurulu başkanı İsmet Koçak ile salona girmeden önce hemşeri ağırlıklı oldu sohbetimiz. O bana bize komşu sayılan mesafedeki Tepesidelik Köyü’nden çıkan kuyumculardan bahsetti. “Biliyorsun, Tepesideliklilerin çoğu kuyumcu olur” dedi. Doğrusu bilmiyordum, memnun oldum.

Evlendikten sonra yolda karşılaştığı ve kocasının ne iş yaptığını soran arkadaşına, “kaynım öğretmen” diyen 1960’lı yılların gelini gibi, “Bizim köylü bir kişi var İstanbul’da kuyumcu Bekir Amca, Bekir Kılıç” dedim. “Oğlu Atilla benim arkadaşımdı.”

İsmet Bey, “Ben Mehmet Ali’yi tanırım” dedi. Atilla’nın küçüğü. Ben, “Mehmet Ali o kadar büyümüş mü, son gördüğümde daha çocuktu” dedim. O, “Mehmet Ali şimdi çok zengin oldu” dedi.

Bu yazdıklarım biraz özel gibi gözükse de Anadolu aslanı yada Anadolu kaplanı olarak adlandırılan insanlarımızın nereye doğru koştuklarını görmek açısından önemli.

İsmet Bey’e yine salona girmeden önce “Konuşmanızı hangi dil ile yapacaksınız?” diye sordum. “Elbette Türkçe ile yapacağım” dedi. Bunu söylerkenki kendine güveni anlatılabilecek gibi değil. Salonda, markalaşma çabalarını, markalaşma yatırımlarını anlattı İsmet Bey. Uğraştıkları marka “Koçak” ismini yani kendi soyisimlerini taşıyordu.

Salonda İsmet Bey ile birlikte Koçak soyadlı beş kişi vardı. Davetlilerle masa masa dolaşarak, her masadakilerle oturarak, konuşarak ilgilenen kardeş Cavit  Bey ile  Tevfik ve Nihat Bey’in dışında bir de bayan vardı soyadı Koçak olan. Özlem Hanım.

25 ülkeye altın takı satan Koçak Gold Bükreş’te Romen müşterilerine ev sahipliği yaptılar. Yolları açık olsun.”

 

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
Reklam
İLGİLİ HABERLER