GazeteBalkan

CIA Şefi’nin itirafı ve gerçekler

CIA Şefi’nin itirafı ve gerçekler
22 Aralık 2016 - 9:33 'de eklendi ve 386 kez görüntülendi.

HAMDİ YILMAZ
CIA Şefi’nin itirafı ve gerçekler

 

Dünkü haberler arasında magazine haberi niteliğinde ama dram dolu bir haber vardı. Haber, ABD’de bir kadın uçak yolcusu X-ray cihazından geçerken, cihazın ötmesi üzerine görevli bir başka kadının vücudunu kontrolü sırasında cinsel organına dokunduğu gerekçesi ile çığlık atışını aktarıyordu.

Bu vesile ile 13 Aralık 2014 tarihinde yayımladığımız aşağıdaki yazıyı hatirladım. Işte o yazı:

ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) Direktörü John Brennan’ın açıklamasını daha doğrusu, CIA’nın 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra şüphelilere  yönelik bazı sorgu tekniklerinin “sert” ve “tiksindirici” olduğunu itiraf edişini okudunuz.
Öteden beri 11 Eylül saldırısı ve ardından olanların bir dünyayı zapt-ı rapt altına alma operasyonu olduğunu savundum. Zaman bu görüşlerimizin doğruluğunu ortaya koyuyor.
İlk yurt dışına çıktığım 1992 başından 11 Eylül 2001’e kadar uçak yolculuklarından büyük keyf aldım. Havaalanlarında öyle ufak tefek şeyler sorun olmazdı. Vizenin bittiği gün tüm çabamıza rağmen Almanya’yı terk edemeyip, ertesi gün çıkışımızda da sorun yaşamazdık.
Roterdam’dan yola çıktığımızda Amsterdam havalanında uçağın kalkışına 30 dakikalık süre kaldığını hatırlarım. Ama biz yetişirdik. Bunda uçağın alan görevlisi arkadaşların rolü olduğu kadar havaalanındaki rahatlığın yüzde binbeşyüz oranında rolü vardı. İzmir’den THY rotarı yüzünden İstanbul’a geç indiğimizde bizi dış hatlara süratle ulaştıran iyi niyetli görevlilerin aklına kötü birşey gelmezdi. Pasaportlar da da öyle sorunlar yaşamazdık.
Bu Almanya’da da böyleydi, Hollanda’da da böyleydi, Türkiye’de de böyleydi. Başka ülkeleri bilmem ama aynı paralelde olduğunu sanıyorum.
11 Eylül 2001 ABD olayları ile birlikte havaalanları işkencehaneye dönüştü. Daha ilk günlerde anlaşıldı ki, yapanı yaptıranı kim olursa olsun, 11 Eylül saldırıları bir dünyayı “zapt-ı rapt” altına alma operasyonu idi.
Sonra biri için “Müslüman” dendiği an insanlara “Bu terörist” çağrışımı yaptırma operasyonuna geçildi. Başarılmasına rağmen operasyona hala devam ediliyor. Çakal Carlos ve benzerleri yüzünden Hıristiyan alemi terorist olmadı ama ABD beslemesi Bin Ladin yüzünden milyarlarca Müslüman potansiyel suçlu muamelesi görüyor.
Aslında Amerika bu konuda deneyimliydi. 1950’li yıllardan beri hayali suç üretiyor, ardından hayali suça göre suçlu bulmakta mahir çıkıyordu. Amerikan halkı bir yana tüm dünyayı bile buna inandırılabiliyordu. Amerika’nın bu gözde metodu şimdilerde pek çok ülke tarafından uygulanıyor. Haksızlık etmeyelim Amerika bu metodu aslında eski kominist ülkelerden aşırma.
Önce suç üretilecek, buna göre bir sorgulama mantığı geliştirilecek ardından da icraata geçilecek. İnsanlar sorgusuz sualsiz deliğe tıkılacak.
CIA Şefi Brennan’ın açıklamaları da kongre raporu da ABD’yi aklama, sırtındaki kamburu atma, yeni bir ABD imajı oluşturma planının bir parçasından başkaşey değil. ‘Soruşturma açılması için yeni bilgi yok’ ifadesi de bunun açık delili sayılmalı. Birleşmiş Milletler ve insan hakları kuruluşları, boşa 2001-2007 yılları arasında uygulanan sorgulama programına müdahil olan yetkililerin yargılanması çağrısında            bulunuyor.

 

 

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
Reklam
İLGİLİ HABERLER