GazeteBalkan

Avrupa’nın yalan haber korkusu

Avrupa’nın yalan haber korkusu
28 Aralık 2016 - 9:59 'de eklendi ve 452 kez görüntülendi.

HAMDİ YILMAZ
Avrupa’nın yalan haber korkusu

Bilindiği üzere Almanya İçişleri Bakanlığı, yalan haberler ve bilgi kirliliğiyle mücadele için hükümete bağlı Federal Basın Dairesi bünyesinde bir merkez kurulması önerisinde bulundu.
Konu ile ilgili yapılan haberlerde de, ‘Türk kökenliler’ ve ‘Rusya Almanları’nın dezenformasyona en açık halk grupları olduğu belirtilerek, bu gruplara yönelik siyasi eğitim çalışmalarının yoğunlaştırılması istenmişti.
***
Bu öneri Alman basınında tartışılıyor.
Berlin’de yayımlanan Der Tagesspiegel gazetesi yorumunda şöyle deniliyor:
“Konu devlet ve gerçeklik oldu mu, devletin her zaman kendine özgü bir ‘gerçekliği’ vardır. Bir hükümetin olaylar hakkında kendi görüşünü ortaya koyması gerekir. Federal Basın Dairesi bunun için var. Asılsız haber ve iftira cezaya tabidir ve bunu belirlemek yargının işidir.”
Gazetenin yorumu şu şekilde devam ediyor:
“Ceza hukukunu ilgilendiren paylaşımlara platform sunan sosyal medyanın bu alanda yeterli sorumluluk üstlenmemesi çözülmemiş bir sorun. Ancak hükümet sözcüsünün yönetimindeki Federal Basın Dairesi’nin düşünce özgürlüğü gibi hassas bir konuda denge bulmaya çalışarak enformasyon ve dezenformasyon konusunda yargıç konumuna soyunması er ya da geç çöküşe mahkumdur ve bu çöküş sırasında inanılırlık anlamında devleti de beraberinde bu tuzağa sürükleyecektir.”
***
Almanya İçişleri Bakanlığı’nın önerisi daha Almanya içinden tartışılarak netleşmeden konuya Avrupa Birliği (AB) müdahil oluyor.
AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, Facebook ve Google şirketlerine internetteki yalan haberlere karşı herşeyden once şirketlerin kendi menfaatleri gereği harekete geçme çağrısı yapıyor.
Ajanslarca aktarılan haberlere göre, Juncker, “Avrupalıların kimlerin kendilerine palavralar anlattığı, kimlerinse gerçeği aktardığına dair” gittikçe daha duyarlı hale geldiği görüşünde olduğunu kaydetti. AB Komisyonu Başkanı, bu nedenle Facebook ve Google şirketlerinin harekete geçmesinin “kendi güvenilirlikleri” adına önemli olduğunu belirtti.
Juncker, sosyal medya şirketlerinin seçim sonuçları ve benzer konularda manipülasyonları önleyebilecek standartlar belirlemeye dair sorumlulukları olduğunu belirtti ve bu standartların şirketler tarafından nasıl hayata geçirildiğinin de denetlenmesi gerektiğini vurguladı.
***
Dün Bükreş’te bindiğim taksinin sürücüsü “Erdoğan, Putin ile iyi arkadaş” dedi. Sonra da benimkisinden beter İngilizcesi ile “Feti good good” şeklinde konuştu. Feti’deki kastı Fetullah’tı. Son cümlesi bir kaanaat bildirimi mi yoksa sorumuydu, tam anlaşılmadı.
Arkasından da metodunu herhalde Feti’den öğrenmiş olmalıki, taksimetresine 13 ley tutan yol için nasıl yaptıysa “bayram tarifesi” diyerek 60 ley yazdırdı.
Ben de, Avrupa’da kimlerin dezenformasyona daha musait olduğunu, kimlerin dezenformasyon yaptığını görmüş oldum.
Alman İçişleri Bakanlığı’nın önerisi ve Junker’in açıklamaları insana “Atının alnı çakar, lakabını ele takar” şeklindeki Türk özdeyişini hatırlatıyor.

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
Reklam
İLGİLİ HABERLER