GazeteBalkan

Tel Örgüler Ardındaki Romanya – 12

Tel Örgüler Ardındaki Romanya – 12
12 Ocak 2017 - 9:50 'de eklendi ve 556 kez görüntülendi.

 

Tel Örgüler Ardındaki Romanya – 12

Hazırlayan: İlmia Süleyman

 

STALİN, ÇAVUŞESKU VE İRAN ŞAH’ININ ORTAK PROJESİ

 

Tuna Nehri’ni kestirmeden Karadeniz’e ulaştıracak tarihi “Tuna- Karadeniz Kanalı” projesinin tarihi 1878 yılına kadar uzanıyordu. Kral II’inci Karol, İkinci Dünya Savaşı yıllarında bu düşü hayata geçirmek istediyse de o günlerde yaşanan küresel kriz buna izin vermedi.

Ancak, Komünizme adım adım yaklaşılan günlerde, 1948 yılı içinde Stalin, Sovyetler Birliği kodamanları ile birlikte Romanya’ya geldi. Kendisini ağırlayanlara İşçi Partisi liderliğine kimin uygun görüleceğini ve Romanya’da bir yıldır yaşanan kıtlığa nasıl çare bulunacağını sordu. Ardından da Gheorghe Gheorghiu Dej’in Parti başkanı olması halinde Sovyetlerin Romanya’ya gıda yardımında bulunacağını dolayısı ile halkın kıtlıktan kurtulacağını söyledi. Bir şartı daha vardı Stalin’in. “Başka konuşacağımız önemli konu yok, Yoldaşlar!” deyip, kalkarken hatırlamış gibi yaptı ve Tuna- Karadeniz Kanalı projesinin raftan indirilerek hayata geçirilmesini istedi. Romanya alacağı gıda yardımına karşılık bu kadarcık zahmete katlanmalıydı(!).

Stalin’in İşçi Partisi liderliğine atadığı Dej, kanal projesinin tamamlanmasının ardından Tuna Deltası’nın Romanya’dan koparılacağını anlamıştı. Bu yüzden kanal inşaatına başlanılacak ama asla bitirilmeyecekti.

Stalin, lider yaptığı Dej’e kanal işini nasıl yapacağının yolunu da gösterdi. “Biz” dedi ve şunları söyledi; “Bildiğin gibi Volga-Don Kanalı’nı açtık. Bununla sadece büyük bir projeyi hayata geçirmiş olmakla kalmadık. Lenin’in “Sovyetler’in kuvveti elektrik demektir” sloganının da gereğini yaptık. Vurmamız gereken yada Sibirya’ya sürmemiz gereken halk düşmanlarından da bu proje sayesinde kurtulduk. Onları çalıştırarak kanalı açtık. Halk düşmanlarının çoğu kanal yapımı sırasında öldüyse de, bu zaten ikinci hedefimizdi.”

Gheorghe Gheorghiu Dej, Stalin’in mesajını aldığında beyninde bir şimşek çaktı. Köhnemiş siyasi sınıfı bu yolla temizleyebilirdi. Öyle de yaptı, hepsini topladı ve tamamına yakını kanal inşaatı sırasında öldü. 1948 yılından 1954 yılına kadar siyasi mahkumların tamamı sırtlarında ince bir mintan ve ellerindeki kazma – kürekle dağları delme işine koyuldular. Yorulup işine ara verdiklerinde ya dövülüyorlar ya da  vuruluyorlardı. Bazen toprak üzerilerine kayıyor ve altında yüzlerce insan diri diri gömülüyorlardı. Tuna – Karadeniz Kanalı geçen 6 yıllık süre içinde 100 bin kişiye mezar olmuştu. Kanal çalışmaları durdurulduğunda ise kayda değer bir yol alınmadığı görülmüştü. Tuna Deltası’nı Romanya’dan almaya Stalin’in ömrü yetmedi. Stalin’in ölümünün ardından durdurulan kanal çalışmalarında geriye kocaman bir çukur kaldı.

1965 yılında Dej ölüp yerine Nikolay Çavuşesku geçmişti. Çavuşesku kendisini isbatlama dönemindeydi. Kendisi gibi Diktatör İran Şah’ı Rıza Pehlevi ile dost oldu. İkisi de kısa boylu ve ikisi de kekeme idi. İkisi de aşağılık duygusu bulunan kompleksli kişilerdi. Çavuşesku’nun kompleksi fakirlik ve kültürsüzlükten kaynaklanıyordu. Şah ise babasının katılığı altında ezilmişti. İkili iyi anlaşıp, iyi arkadaş oldular. İkisi de ülkelerini geliştip, modernleştirmek ve dünya liderleri arasında saygın bir yer edinmek derdindeydi.

Dayanışma içine girdiler. Romanya, İran için istihbarat uzmanı ve silah kaynağı olmuştu. Şah bunun altından kalmadı ve karşılığını petrol olarak Çavuşesku’ya ödedi.

İran Şahı 1978 yılında hasta yatağında yatarken arkadaşı Çavuşesku’yu acilen İran’a davet etti. İran Petrolünün Batı Avrupa pazarlarına ulaştırılması gerekiyordu. Türkiye üzerinden Akdeniz’e inerek petrolü taşıması pahalı bir yoldu. Aklındakini Çavuşesku’ya aktardı. İran petrolü Karadeniz’den Romanya’ya, oradan da Tuna Karadeniz Kanalı – Ren Nehri üzerinden Avrupa’nın içlerine kadar ulaşabilirdi. Bu oldukça kısa ve ekonomik bir yoldu. Şah, Çavuşesku’ya büyük kazanç vaadinde de bulunmuştu.

Çavuşesku, Batı’ya petrol vermenin önemini iyi kavradı. Sağa sola mektuplar yazdı. Muazzam da reklam yaptı. Kanal inşaatının parasını İran verecekti.

Tuna- Karadeniz Kanal Projesi tekrar raftan indi. Çavuşesku, teklif almayı unuttuğu Almanlarla da dalgasını geçti. “Federal Almanya bu işi beceremiyorsa ben yaparım” dedi. Bu sefer siyasi mahkumlara modern makinalar da eşlik etti. 500 bin insan 1988 yılına kadar Tuna nehri üzerinde çalıştı ve nihayet kanal inşaatı tamamlanarak açıldı.

Ne varki, Tuna- Karadeniz Kanalı inşaatı başlangıcından kısa bir süre sonra İran’da Şah’a karşı ayaklanmalar başladı. İranlı askerler kendi halkına saldırmayı reddediyordu. Şah ailesi de asker üzerinde bıkkınlık yaratmıştı. Bu durumda Çavuşesku’nun arkadaşı Şah’a verdiği istihbarat desteği de bir işe yaramamıştı. İran’da bulunan Romen istihbaratçılar Şahın günlerinin sayılı olduğunu bildirdiler. Şah Rıza Pehlevi ülkesini terk ederek İran’dan kaçmayı başarmıştı.

Oysa aynı başarıyı on yıl sonra Çavuşesku gösteremeyecekti. İran’da yönetimi ele geçiren Ayetullah Humeyni’nin ilk işi Şah’ın dostu Çavuşesku’ya verilen petrolü kesmek olmuştu.

Bu darbe Çavuşesku’ya oldukça ağır geldi. Bir daha da belini zaten doğrultamadı. Romen sanayisi Şah’ın petrolüne dayanılarak kurulmuştu. Petrol kesilince elektrikler de kesildi, tarımcılık iflas etti. Arabalara limit getirildi. Bu durum Çavuşesku için dünyanın sonu olmuştu. Çavuşesku arkadaşı Şah’a yardım etmek için çırpınmış ama 1980 yılında Mısır’da ölümüne engel olamamıştı.

Kimilerine göre, Şah’ın Mısır’daki halini bildiğinden kendi sonu geldiğinde Romanya’dan kaçmamış, ülkesini terk etmemiş, burada vurularak öldürülmüştü. Ama, daha önce verdiği, kanının son damlasına kadar savaşma kararına uymuştu.

Çavuşesku, “Çocuğu” olarak adlandırdığı Tuna- Karadeniz Kanalı için Şah’tan sonra 1 milyar dolar harcamıştı. Şah devrilmiş, projeye diğer destek ihtimali olan Saddam Hüseyin, Humeyni İran’ı ile savaşa girdiğinden dolayı petrol desteğinde bulunamamıştı.

Kısacası yüzbini aşkın insanın cesetleri üzerine inşaa edilen Tuna- Karadeniz Kanalı taşıyacak petrol bulamıyordu.

Gelecek bölümde Kanal inşaatına katılan mahkumların dram dolu hayatlarıyla karşınızda olacağız…

NOT: Dizi yazımızın kağıt veya online baskısına ulaşamadığınız bölümlerini   www.gazetebalkan.com yada facebook/gazetebalkan adresinden takip edebilirsiniz.

 

DEVAM EDECEK

 

Kaynak: ANIC – fond PCM – Stenogram, dosya numarası 4/1949

Romanya’da Komunizm Sitesi ve Atac Gazetesi

SON DAKİKA HABERLERİ
Reklam
İLGİLİ HABERLER