GazeteBalkan

Büyük ve sinsi tuzak!

06 Mart 2017 - 11:03 'de eklendi ve 613 kez görüntülendi.

Öteden beri Türkiye’nin nüfus yapısını değiştirmeye yönelik küresel bir planın parçası olduğu iddialarını beraberinde getiren Türkiye’deki Suriyeliler konusu şimdi bir başka boyuta taşınmak isteniyor.

 

*Haber – Analiz: Hamdi Yılmaz

 

BÜKREŞ (Gazete Balkan)- Bin bir macera ile kendi ülkelerine ulaşan her Suriyeli’yi anasından doğduğuna pişman eden Batı, şimdi büyük ve büyük olduğu kadarı ile alt yapısını hazırladıkları sinsi planlarını hayata geçirmek için düğmeye bastı.

Tıpkı, FETÖ maşası ile Türk Ordusu’na vurulan darbede olduğu gibi işe Batı ülkelerinde medya kanalları ve lüks otellerde yapılan konferanslar kullanılarak zemin hazırlanıyor.

Sırada 5 milyon Suriyeli’nin Türk vatandaşı yapılması oyunu var.

Türkiye’de bundan sonra, “Hiç bir Türk Kurtuluş savaşında hiç bir yere kaçmadı, yedi düvelin işgal ettiği Anadoluyu mücadele ederek düşman işgalinden kurtardı. Bunların hepsi genç genç adamlar, niye ülkelerini savunmadılar da kaçtılar?” sorusunu soran herkes ırkçılıkla damgalanarak tecrit edilecek, hatta uzun olmayan bir yakın gelecekte de hapse atılacak..

İktisadî, askerî ve siyasî alanlarda sıkıştırılan Türkiye, Suriyelileri vatandaş yapmaya mecbur bırakılacak.

Yarı resmi Alman haber poratlı DW, bu konuda ilk adımı atanlardan biri oldu. ‘Mağdur ve mazlum Suriyeli’ imajı parlatılarak Türk hükümetini oluşturan parti veya gelecekte oluşturacak partilere de akıl veriliyor: “Suriyeliler oy deposu!”

***

Bakın, 1932 yılında İstanbul Devlet matbaasında basılmış ‘Büyük memeleketler ve komşu hükümetler” adlı kitabı Romanya’da görmüştüm. O zamanlar Türkiye’de liselerde ders kitabı olarak okutuluyormuş bu kitap.

Kitapta yer alan bilgilere göre, 1927 yılında Türkiye’nin nüfusu 17 milyon, Romanya’nın nüfusu da 27 milyonmuş. Araştırdım, hakikaten öyle.

Atatürk’ün cenazesini anlatan bir şiirde, “Gidiyor onyedi milyon takmış peşine” diye bir mısra var. Yıl 1938 ve

Türkiye’nin nüfusu 17 milyon. Demekki 1927’den 38’e kayda değer bir artış da olmamış.

1927’de 27 milyon nüfuslu Romanya’dan Stalin Moldova’yı koparmış ama Moldova’nın bugünkü nüfusu bile 4,5 milyon. Romanya’nın bugünkü nüfusu geriye kalan bile değil.

2009 yılı Eylül sonunda Bükreş’te yapılan bir enerji konferansında Amerikalı konuşmacı, enerji taşımacılığı alanında her yolun Türkiye’den geçtiğini anlatarak, “maalesef Coğrafyayı değiştirmek mümkün değil” diyerek, “Ama üzerindeki insan yapısını değiştirmenin mümkün” olduğunu ima etmişti.

Batı kararını vermiş, Doğu Türkistan’da zulmden kaçanlara yeterli duyarlılığı göstermesine izin verilmeyen Türkiye’nin nüfus yapısını değiştirecek.

Ve biz bunu göremiyoruz. Tıpkı, FETÖ’nün Ergenekon, balyoz bilmem ne operasyonları ile Türk Ordusuna zarar vereceğinin önceden görülemediği gibi.

Tarih ve talih belki pek çok konuda yaver gidebilir. Ama siyasî ve askerî körlüğü asla affetmiyor.

Suriyelileri yedirin, içirin, kendi mağdur soydaşınızdan daha iyi bakın. Buna zaten kimse birşey demiyor.

Ama vatandaşlık konusuna gelince durun! Küresel çetenin tuzağına düşmeyin.

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
Reklam
İLGİLİ HABERLER