GazeteBalkan

‘Romanya Türk işadamları mevcudiyeti bakımından özel bir ülke’

‘Romanya Türk işadamları mevcudiyeti bakımından özel bir ülke’
10 Nisan 2017 - 11:01 'de eklendi ve 978 kez görüntülendi.

Bükreş Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, Litoral TV’de yayımlanan ve Hamdi Yılmaz tarafından hazırlanıp sunulan ‘Turcia din Romania’ programına konuk oldu.

BÜKREŞ (Gazete Balkan)- Bükreş Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, program konuğu olduğu ‘Turcia din Romania’da çeşitli konulara değinerek, Romanya’nın Türk işadamlarının mevcudiyeti bakımından özel bir ülke olduğunu söyledi.

Romanya’da kayıtlı 6351 Türk seçmeni için 4 gün süren ve dün sona eren Anayasa Değişikliği halk oylaması ile ilgili soru ve cevapların dışındaki mülakatı aynen yayımlıyoruz:

* Seçim halk oylamasını bu şekilde özetledikten sonra, Mart ayında ilk defa büyük bir organizasyonla Nevruz Bayramını kutladık Romanya’da. Onunla ilgili söylemek istediğiniz…

– Nevruz Türk dünyasının çok eski bayramlarından biri. Esasen sadece Türk dünyasında değil, farklı milletlerin ve farklı coğrafyaların kutladığı bir bayram. Örneğin İran’da bu bayram çok geniş bir şekilde kutlanır. Biz her sene burada da Nevruz Bayramı vesilesiyle bir takım etkinlikler yapmaktaydık. Nevruz özellikle Dobruca’daki Tatar soydaşlarımız için de önemli bir gün.

Bu sene farklı bir şey yaptık, Uluslararası Türk Kültür Teşkilatı TÜRKSOY’un girişimiyle Bükreş ve Köstence’ye Türk dünyasından yaklaşık 50 sanatçının katılımıyla bir grubumuz geldi. Çok güzel iki konser verdiler. Bunun güzel yanı, TÜRKSOY’un konserini burada Büyükelçiliği bulunan Türki Cumhuriyetlerin Büyükelçilikleriyle beraber organize ettik. Sizin de konserde gördüğünüz üzere Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan ve Türkiye Büyükelçiliklerinin birlikte yaptığı bir etkinlik oldu. Dolayısıyla bu sene farklı bir şekilde bunu kutladık. Katılım da güzel oldu. Hem üst düzeye hem halka ulaştık. Bu sayede Romen toplumuna da ülkemizin bu yönünü daha net göstermiş olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Burada tüm emek TÜRKSOY’a aittir.  Sağolsunlar. Rusya’dan Moldova Gagavuz bölgesine kadar, Kazakistan’dan Kırgızistan’a kadar Türk dünyasının her köşesinden buraya

sanatçılar getirdiler. Yunus Emre Enstitümüze de bu vesileyle  şükranlarımı sunmak istiyorum çünkü bu etkinlik onların katkılarıyla gerçekleşti.

* Sayın Büyükelçim, Mart ayında buradaki önemli etkinliklerimizden bir tanesini de 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’ni kutlama şeklinde Büyükelçiliğimizle  gerçekleştirdiğimiz bir etkinlik oldu. Bu etkinliğe Romen dostlarımızın askeri anlamda geniş katkı ve destekleri oluyor. Bu konuda bir şey söylemek ister misiniz?

– Çok haklısınız. Aslında 18 Mart’ı yurtdışında bir çok misyonda kutlarız, fakat bazı misyonlarımız özeldir, biz de bunlardan biriyiz. Hem buradaki vatandaşlarımız bakımından, hem soydaşlarımız bakımından, hem resmi temsilciliklerimiz bakımından daha özel bir şekilde o günü idrak ediyoruz. Bunun en önemli sebebi bu ülkede 3 ayrı şehitliğimizin bulunuyor olması. Malumunuz, Bükreş Türk Şehitliği 935 vatan evladına ev sahipliği yapıyor. Biz her sene sadece18 Mart’ta değil başka vesilelerle, milli günlerimizde, dini bayramlarımızda şehitliğimize gidiyoruz, şehitlerimize dualar ediyoruz, onların bu vatan için, bizlere bırakmış olduğu emaneti idrak ediyoruz, o misyonu tekrar hatırlıyoruz.

Bu sene de bahsettiğiniz gibi yine Romen Silahlı Kuvvetlerinin güçlü bir katılımıyla bu töreni gerçekleştirdik. Sadece Silahlı Kuvvetler mensupları değil, sivil kanattan da üst düzey katılım oldu. Bu sene ilk defa burada çok saygınlığı bulunan Romanya Kraliyet ailesinin en önemli ismi Prens Radu etkinliğimize katıldı. Üst düzey çok sayıda bürokrat vardı. Buradaki bütün sivil toplum kuruluşlarımız anıta tek tek çelenkler koyarak, tekrar varlık gösterdiler.

Tören vesilesiyle bildiğiniz gibi ben de Türkçe ve İngilizce bir konuşma yaptım. Yabancı ülke temsilcileri de malumunuz hazır bulundular. Tören sonunda buradaki Tatar türkü hocamızın duasıyla şehitlerimize dua ettik.

Bu tür etkinlikler bizi biz yapan etkinliklerdir ve biz bunları sürdürdüğümüz sürece ayakta kalırız. Ne mutlu ki bu dost ülkede bu tür etkinlikleri huzur içinde ve büyük coşkuyla aynı ülkemizdeymişiz gibi yapabiliyoruz. Bu vesileyle hem üç şehitliğimizin buradaki varlığı bakımından, hem bu tür törenleri huzur içinde yapabilmemiz bakımından bize gerekli kolaylıkları sağlayan Romen makamlarına ve Romen dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum.

M: Efendim, bu ülkede şu an Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının önemli bir kısmını işadamlarımız oluşturuyor.

Dolayısıyla ekonomik ve ticari faaliyetler ön planda geliyor. Sizin ilk geldiğiniz zamanla bugünü kıyaslarsak Türk işadamlarının şikayetleri ya da hoşnutlukları azaldı mı, artıyor mu? Ne görüyorsunuz iş dünyamızda?
E: Ekonomik ve ticari münasebetler ilişkilerimizin çok önemli bir boyutudur. Romanya Türk işadamı mevcudiyeti bakımından özel bir ülke. Hem kurulu şirket bakımından hem sermaye büyüklüğü bakımından burada önemli bir mevcudiyetimiz var. Buradaki Türk yatırımlarının değeri yaklaşık 6 milyar Avro. Bu durum beraberinde büyük bir dinamizim getiriyor, ilişkilere büyük bir katkı sağlıyor.

Öte yandan bu kadar yoğun faaliyet sözkonusu olunca ister istemez sorunlarla da karşılaşabiliyoruz. Bu sorunların bir kısmı esasen Romanya’nın kendi iç dinamikleriyle alakalı. Romanya, Avrupa Birliği’ne yaklaştıkça hukuk sistemi, şeffaflık gibi hususlarda gelişme kaydediyor. Bunun buradaki işadamlarımız bakımından yansımaları oluyor. Esasen bu gelişmelerin orta ve uzun vadede çok büyük faydaları olacağını düşünüyoruz. İş dünyamız da tabiatıyla bu gelişmeyi destekliyor. Biz de yakın müttefikimiz ve stratejik ortağımız olan Romanya’da hukukun üstünlüğü, yolsuzlukta mücadele alanında ki çabaları destekliyoruz. Öte yandan bu süreçte ticari faaliyetleri tamamen sekteye uğratacak adımların atılmaması konusunda da özel hassasiyet gösteriyoruz. Bu konuda işadamlarımızla ve firmalarımızla yakın temasımız var. Yeni gelen yatırımcılarımıza en çok vurguladığımız husus en başından burada profesyonel avukatlık ve danışmanlık firmalarıyla beraber yürümeleri.

Bu ülkedeki en büyük sorunlarımızdan biri mevzuatın sürekli değişmesi. Dolayısıyla siz bir alanda işe başladığınız zaman bekli kısa süre içinde mevzuat değişiyor ve onun farkında bile olmuyorsunuz. Bütün yatırımlarınızı ona göre şekilleniyor.

Yaklaşık 3 yıl önce geldiğim dönemle kıyaslarsam daha olumlu bir ortamdan bahsedebilirim. Tabii münferit sorunlarımız devam ediyor. Bunları çözmek için elbirliğiyle uğraşıyoruz. Hukuki problemler sözkonusu olduğu zaman vatandaşlarımıza doğru adresleri göstermeye gayret ediyoruz, ciddi sorunlarda burada ki makamlarla temas ederek vatandaşlarımızın mağduriyetinin önlenmesi için elimizden geleni yapıyoruz.

Buradaki yatırımlarımızı iki ülkenin değeri olarak görüyoruz. Sonuçta buradaki yatırımcılarımız bu ülke için değer üretiyorlar. Burada istihdam yaratıyorlar. Ürettikleri malı buradan ihraç ediyorlar ve Romanya’nın ihracatına katkı sağlıyorlar. Dolayısıyla onların özenle korunması gerektiğini

düşünüyoruz. Türk yatırımlarına özellikle bu desteğin verilmesini bekliyoruz. Esasen, bu konuda da hükümetlerin en azından üst düzeyde, siyasi düzeyde olumlu olacağını biliyoruz ve çok güçlü mesajlar veriyorlar. Hatırlarsanız kısa süre önce TİAD tarafından bir ekonomik paneli yapılmıştı ve oraya Sayın İş Çevresi Bakanı geldi. Çok güçlü mesajlar verdi biliyorsunuz.

Dolayısıyla, siyasi irade burada hükümetlerin eğilimi veya rengine bakmaksızın yatırımlar konusunda olumlu bir yaklaşım içinde. Bundan memnuniyet duyuyoruz. Fakat alt tarafa indikçe karşılaştığımız sorunların daha rahat aşılabileceği bir ortamın oluşturulmasını temenni ediyoruz.

* Bir de sanki bu yıl sanki veya son zamanlarda Türk yatırımcılarının Romanya’ya olan ilgisi de arttı gibi gözüküyor. Bu gözlemi paylaşıyor musunuz?

– Esasen Romanya doğal olarak Türk yatırımcısını çeken bir yer olagelmiş. Örneğin yatırımcı, komşu ülkelere gitmek yerine buraya geliyor. Bulgaristan da benzer bir pazar. AB ülkesi, hatta bize daha yakın. Türkiye’yle kara komşusu. Sırbistan gelişen bir pazar. Biraz ötesinde Polonya var. Önemli ve güçlü bir Pazar. Ukrayna keza büyük bir pazar. Fakat doğal olarak iş dünyası buraya yönlenmiş. Zaten rakamlara baktığımız zaman, bir kısmı aktif olmamakla birlikte 14 bini aşkın Türk şirketi mevcut. Sermaye büyüklüğü 6 milyar Doları geçmiş ve binlerce istihdam sağlıyor. Bu bölgede benzer başka bir ülke yok.

Son dönemde bu trendin arttığını biz de görüyoruz ama son dönemden kastım tabi benim geldiğim tarihten itibaren gözlemliyorum. Yani, özellikle 2014’in ikinci yarısından itibaren o bir yıl içinde yanlış hatırlamıyorsam neredeyse her ay her ay bir açılış yapıyorduk. Her ölçekte o dönemden başlayarak ilgi artıyor. Biz de tabi ki vatandaşımızın yatırımlarının muvaffak olması açısından elimizden gelen desteği vermeye çalışıyoruz.

* Turizm konusunda Romanya bizim için önemli bir ülke. Geçtiğimiz yıl 375 bin kişi Türkiye’yi ziyaret etmiş. Bu konudaki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

– Romenler için Türkiye özel bir hedef ülke. Özellikle aileler için yani çocukları olan Romenler için. Sanırım tatilini çocuklarıyla birlikte yapan aileler için daha iyi bir alternatif de yok. Bu kadar güzel bir ürün sunan, bu kadar büyük hizmet sunan bir rakibimiz yok.

Geçen sene Romanya’dan gelen turist sayısında küçük bir gerileme oldu. Bunun sebebi turizm sektörümüzün veya hizmet sektörünün gerilemesinden değil, güvenlik kaygılarından kaynaklandı. Bu sene şükürler olsun rakamlar ümit verici,

tekrar artışta. Siyasi nedenlerle sıkıntı yaşadığımız Rusya pazarı tekrar canlandı. Turizmcilerimiz için bu da çok güzel bir haber.

Ben Romen dostlarımızın gönül rahatlığıyla ülkemize gelip tatillerini yapmalarını temenni ediyorum. Onlar zaten Antalya, Bodrum ve Kuşadası’nı muhtemelen benden daha iyi biliyorlar. Bu ürünü, bu hizmeti, bu dostluğu, sıcaklığı başka yerlerde bulamayacaklarını düşünüyorum. Kendilerini her zaman sıcak şekilde karşılayacak, Türk misafirperverliğinin en iyi örneklerini görecek bir ortamın beklediğini bilmelerini isterim.

* Sayın Büyükelçim TİKA malumunuz iki yıldır Romanya’da faaliyet gösteriyor. TİKA’nın faaliyetlerinin sonucu sizlere nasıl ulaşıyor? Romen dostlarınız TİKA’ya nasıl bakıyorlar, nasıl karşılıyorlar?

– TİKA yaklaşık iki yıldır Büyükelçiliğimizin bünyesinde faaliyet gösteriyor. Kısa sürede çok sayıda projeye imza attı ve proje portföyü oldukça geniş. TİKA artık bir dünya kuruluşu. Tıpkı Japonya’nın JICA’sı veya Amerika’nın USAID’i gibi. Latin Amerika’dan, Afrika’ya, Orta Asya’dan Balkanlara uzanan çok geniş bir faaliyet alanı var. Burada da çok olumlu geri dönüşler alıyoruz. Sadece belli bölgelerde değil, burada ki paydaşlarımızın arzuladığı her alanda, her bölgede ortak projeleri yürütüyoruz.

Faaliyet alanları da çok geniş. Kültür, spor, eğitim, mahalli idareler ve hatta güvenlik alanları dahil, çok geniş bir yelpazede hem burada proje yapıyoruz hem iki ülke uzmanları arasındaki bağları güçlendiriyoruz. Örneğin buradan uzmanları alıp Türkiye’ye götürüyoruz veya Türkiye’den uzmanları alıp buraya getiriyoruz. Umarım iki sene önce attığımız bu hayırlı adım yıllar boyu devam eder ve Türk – Romen dostluğuna kalıcı izler bırakır.

* Sayın Büyükelçim, Yunus Emre Kültür Merkezlerimiz. Onlar da güzel faaliyetlerde bulunuyorlar. Romen halkının Yunus Emre’nin faaliyetlerine bakışı nasıl?

– Yunus Emre merkezlerimizin faaliyetleri bakımından da büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Özellikle Türkçe sınıflara büyük ilgi var. Arkadaşlarımız yetişemiyorlar. Sayıyı daha da arttırma talebi var. Sırf merkezimizde değil başka yerlerde de ne olur buraya da gelin, burada da bir guruba ayrı ders verin diye talepler alıyoruz.

Yunus Emre Enstitüsü’nün iki temel misyonu var:  Biri Türk dilinin öğretilmesi, yaygınlaştırılması, diğeri Türk kültürünün tanıtılması. Türkçe eğitimi bakımından hem verdikleri kurslar

itibariyle hem buradaki Türkoloji fakülteleri gibi birimlerle yaptıkları çalışmaları açısından başarılılar.

Kültür alanında da yine birlikte yoğun faaliyetler yürütmeye çalışıyoruz. Hem Bükreş’te hem Köstence’de. Vatandaşlarımızın, soydaşlarımızın yanısıra esasen Romen dostlarımızın bu faaliyetlere göstermiş olduğu ilgiden büyük memnuniyet duyuyoruz. Örneğin, kısa süre önce buradaki merkezimizde Türk mutfağı kursu yapıldı. Türkiye’nin dışarıda anlatılabilecek çok hikayesi var. Mutfağımız bunların en önemlilerinden biri. Bugün dünyada en önemli üç – dört mutfak hangileri deseniz, Türk mutfağı bunun arasındadır. Keza az önce belirttiğim gibi TÜRKSOY etkinliği, yaklaşık 14 farklı ülkeden 50 sanatçının katılımıyla, aynı duygu ve aynı idealin var olduğunun burada gösterilmesi büyük bir başarı. Yunus Emre’nin benzer faaliyetlerinin artarak devam etmesini temenni ediyorum.

* Efendim, son olarak vatandaşlarımıza ya da Romen dostlarımıza iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

– Türkiye Romanya’nın yakın dostudur. İki ülke arasında siyasi, ekonomik, kültürel alanlarda çok güçlü ilişkiler var. Bizler birbirimizi stratejik ortak olarak görüyoruz. Burada yaşayan yaklaşık 15 bin civarındaki Türk vatandaşımız ile yaklaşık 70 bin civarındaki Türk – Tatar soydaşımız bu ülkede çok önemli bir mevcudiyet gösteriyorlar. İki ülke arasındaki bağları sarsılmaz kılıyorlar. Onların Romanya’ya yapmış olduğu katkılardan büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz.

Romen makamlarının özellikle soydaşlarımıza ve vatandaşlarımıza yönelik kapsayıcı ve içten politikaları için şükranlarımızı sunuyoruz. İki ülke arasındaki dostluk ve bu güçlü temeller üzerinde yükselen ortaklık onların sayesinde daha da ileri gidiyor.

Biz bu dostluğu ilelebet devam ettirmeyi düşünüyoruz. İki ülke halkının yararına olacak somut projeleri hayata geçirerek bayrağı bizden sonraki nesillere devredeceğiz. Buradaki vatandaşlarımız ve soydaşlarımız artık bizleri tanıyor malumunuz. Bizler devlet memuru olarak belli dönemler için atanıyoruz. Fakat devlette devamlılık esastır. Bükreş Büyükelçiliğimiz ve Köstence Başkonsolosluğumuzun kapıları kendilerine her zaman açıktır. Sadece konsolosluk konularında veya dara düştüklerinde değil, her konuda, devletin kapısı açık olmaya devam edecektir.

Ben bütün vatandaş ve soydaşlarımıza çalışmalarında başarılar diliyorum. Gençlere ve çocuklara eğitim hayatlarında başarılar diliyorum. Onlar bizim geleceğimiz, onların en iyi şekilde

eğitim görüp bu güzel ülkede başarılı bireyler olarak toplumda saygın konum edinmeleri çok önemli. Ebeveynlerin özellikle eğitim konusuna özel ilgi göstermelerini istirham ediyorum.

SON DAKİKA HABERLERİ
Reklam
İLGİLİ HABERLER