GazeteBalkan

Sığınmacı krizinin İtalya’daki görünmez yüzü: Geri gönderme merkezleri

Sığınmacı krizinin İtalya’daki görünmez yüzü:  Geri gönderme merkezleri
23 Mayıs 2017 - 14:08 'de eklendi ve 374 kez görüntülendi.

* Rumen Florentina: – “Ülkeme geri gönderseler de İtalya’ya dönerim”

 

ROMA – Son yıllarda Akdeniz üzerinden gelen düzensiz göç nedeniyle binlerce göçmenin Avrupa’daki ilk durağı olan İtalya’da, kaçak göçmenler ile düzenli şekilde gelip sonradan kaçak durumuna düşenlerin ülkelerine geri gönderilmeyi beklerken tutuldukları geri gönderme merkezleri, küresel göç krizinin görünmez yüzüne dikkati çekiyor.

Başkent Roma’nın 30 kilometre kadar dışındaki Ponte Galleria’da bulunan İçişleri Bakanlığına bağlı Geri Gönderme Merkezi (CIE), kapılarını aralarında AA muhabirinin de bulunduğu Yabancı Basın Derneği üyelerine açtı.

Sınır dışı edilme prosedürüne tabi tutulan 62 kadının bulunduğu kafes görünümlü mimarisiyle cezaevini andıran yüksek güvenlikli merkez, bakımsızlığı ve duvarlarında alıkonulan kişilerin geldikleri ülkeleri yansıtan çizgi film karakterleriyle ön plana çıkıyor.

Geri gönderme merkezinde tutulan 62 kadından 42’sinin “uluslararası koruma” başvurusu yaptığı, haklarındaki yasal incelemenin devam ettiği belirtildi. Geriye kalan sığınmacılar hakkındaki sınır dışı edilme sürecinin sürdüğü ifade edildi.

Yetkililerin yaptığı açıklamalara göre, merkezlere konulan kişilerin uluslararası koruma ya da iltica talebinde bulunması veya geldikleri ülkelerin onları geri istememesi sebebiyle bu kişilerin geri gönderilme süreci uzuyor ya da sekteye uğruyor.

– “Geri gönderme merkezleri çıkmaz yola benziyor”

Basın mensuplarının gezisine eşlik eden İtalya’daki önemli insan hakları savunucuları arasında yer alan Senato İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Luigi Manconi, geri gönderme merkezlerini “çıkmaz yola” benzetti.

Büyük kısmı Nijeryalı olan 60’ı aşkın kadının bulunduğu geri gönderme merkezinde AA muhabirinin sorularını cevaplayan Manconi, “Bu kadınlar, Nijerya’dan İtalya’ya adeta köle gibi fuhuş yaptırmak için getiriliyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde fuhşa zorlananlar için bir özgürlükten söz edemiyoruz. İtalya, bu hayatı yaşamaya zorlanan kadınlara yardımcı olmalıdır. Yapmamız gereken bu.” diye konuştu.

Geri gönderme merkezlerinin ne derece işe yaradığının sorulması üzerine Senatör Manconi, Almanya’nın başkenti Berlin’de geçen aralık ayında Noel Pazarı’na tırla saldıran Tunuslu Anis Amri hadisesini örnek gösterdi.

“Amri hadisesi bu işte kolay çözüm olmadığını ortaya koyan bir örnek. Alınabilecek pek çok önlem, tedbir var ama uygulamaya dönük kesin ve tek bir reçete yok” diyen Manconi, “Sığınmacıların geldiği ülkelerle anlaşma yapılması gerektiğine vurgu yapılıyor. Bu esasen doğru bir yöntem. Geri gönderme politikası olması gerektiği belirtiliyor, bu da doğru bir görüş. Ancak Berlin’de Noel Pazarı katliamının bize gösterdiği üzere bu politikaları uygulamak çok zor.” ifadelerini kullandı.

Saldırgan Amri’nin İtalya’ya geldikten bir süre sonra tutuklanıp, cezaevine oradan da geri gönderme merkezine alındığını anlatan Luigi Manconi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geri gönderme merkezinde kendisinin Tunuslu olduğu tespit edildi ve Tunus makamlarıyla temasa geçildi. İtalya ile Tunus arasında geri gönderimlere ilişkin imzalanmış anlaşma da var. Ancak Tunuslu yetkililer Amri’nin Tunuslu olmadığını, bu nedenle de geri göndermeyi kabul etmeyeceklerini belirtti ve dolayısıyla geri gönderme gerçekleşemedi. Sonrasında ise Amri, yasanın öngördüğü üzere elindeki sınır dışı edilme kağıdıyla serbest bırakıldı. Geri gönderme merkezinden çıktıktan sonra bir süre İtalya’da kalıp oradan Almanya’ya geçti. Orada kimliği tespit edildi ancak aynı şekilde Alman yetkililer de onu sınır dışı edemedi ve Berlin’deki korkunç saldırıya kadar hayatını öyle sürdürdü.”

Bu durumda ne yapılması gerektiği sorulan Senato İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Manconi, “Çok şey yapmalıyız. Kısa sürede sonlanmayacak bir durumla karşı karşıya olduğumuzu bilmeliyiz. Herkesin iş birliği içinde olması şart. Bu sorun için tüm Avrupa’nın birlikte hareket etmesi gerekiyor.” yanıtını verdi.

– “Cezaevi bile geri gönderme merkezinden daha iyiydi”

AA muhabirinin geri gönderme merkezinde tutulan kişilerle yaptığı röportajda ortak nokta, hepsinin bu merkezlerden bir an önce çıkma isteği olarak ön plana çıkıyor.

Bu merkezlerde tutulan kişilere yasal, teknik, hukuki ve psikolojik danışmanlık hizmeti veriliyor. Ancak kalma sürelerinden bağımsız olarak tüm kişiler bu merkezlerden “kurtulmak istiyor”.

Yasal şekilde vizeli pasaportuyla 4 yıl önce İtalya’ya gelen Libyalı Shabbi Kadiga, AA muhabirine hikayesini anlatırken gözyaşlarına hakim olamıyor.

Kadiga, internet ortamında Libya’ya ilişkin yazdığı mesajların yanlış anlaşılması nedeniyle 7 ay kadar tutuklu kaldığını, ardından bu merkeze getirildiğini anlattı.

Geri gönderme merkezindeki hayat koşullarının zorluğuna değinen 44 yaşındaki Kadiga, “Kaldığım cezaevi bile bu merkeze göre daha düzenli ve iyiydi. Hapishaneyi dönmeyi tercih ederim. Burada ölüyorum. Burada birlikte bulunduğumuz insanların çoğunun aklı dengesi yerinde değil.” dedi.

Libya’ya geri dönmesinin mümkün olmadığını belirten Kadiga, “Benim şehrimde Haftar kontrolü ele aldıktan sonra ilticaya başvurdum. Kendi ülkeme, şehrime artık dönemem. Benim yazdıklarımın terör ve DEAŞ ile ilgili olduğunu düşündüler, oysaki ben devrimle ilgili yazıyordum. Buraya eğitimim için gelmiştim. Ben Bingazi Üniversitesinde öğretmendim. Savaş nedeniyle benim şehrimde pek çok genç sebepsiz yere öldü. Biz, hocalar gerçekleri söylemeliyiz. Sessiz kalamayız.” diye konuştu.

– “Ülkeme geri gönderseler de İtalya’ya dönerim”

Soyadını vermek istemeyen Romanyalı Florentina da 2004’te İtalya’ya geldiğini, bir dönem fuhşa zorlandığını ve daha sonra bir barda çalışmaya başladığını kaydetti. Hakkında yapılan cinayet suçlaması sonucu 2 yıl hapse girdiğini, suçsuzluğu kanıtlandıktan sonra serbest bırakıldığını anlatan Florentina, sözlerine şöyle devam etti:

“Belgelerimin süresi dolmuştu. O arada yakalandım. Beni tekrar Romanya’ya sınır dışı etmek için bu merkeze getirdiler. Ben burada büyüdüm, Romanya’da yapabileceğim bir şey yok. Hayatım burada. Daha önce de beni Romanya’ya gönderdiler ama geri döndüm. Benim, burada kalabilmem için bir işimin olması gerekiyor. Beni Romanya’ya gönderirlerse bir şekilde gene buraya geri dönerim.”

– İtalya’daki geri gönderme sistemi

İtalya’da kalabilmek için gerekli belgelere sahip olmadığı için alıkonulan ve geri gönderme merkezlerine yerleştirilen kişiler, kimlik tespiti ve geldiği ülkeye geri gönderim prosedürü hakkında incelemeye tabi tutuluyor.

İtalya’nın ilgili ülkeyle geri gönderim anlaşması bulunması ve söz konusu ülkenin sınır dışı edilecek kişiyi kabul etmesi durumunda sınır dışı etme prosedürü tamamlanabiliyor. Ancak ilgili ülkenin kabul etmememesi durumunda merkezde 90 gününü dolduran kişiye bir sınır dışı kağıdı verilerek bırakılıyor. Merkezde kaldığı süre içerisinde iltica talebinde bulunan kişinin kalma süresi 12 aya kadar uzatılabiliyor.

SON DAKİKA HABERLERİ
Reklam
İLGİLİ HABERLER